GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

Yazın gişe canavarı: Fransızlar neden De Gaulle'e takıntılı

✍️ GlobalMercek 📖 4 dk okuma
Yazın gişe canavarı: Fransızlar neden De Gaulle'e takıntılı
🇫🇷
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Fransız Devlet Yayıncısı
🇫🇷 Fransız Devlet Yayıncısı
Çeviri Kaynağı
France 24 — Bu haber, France 24'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Fransa, bu yaz vizyona giren iki bölümlük bir sinema filmiyle General Charles de Gaulle'ün Nazi işgaline karşı direniş hareketini örgütleme mücadelesini beyazperdeye taşıyor. “De Gaulle” adlı yapım, İkinci Dünya Savaşı'nın en kritik anlarından birini, yani Fransa'nın çöküşünün ardından De Gaulle'ün Londra'dan yaptığı 18 Haziran 1940 tarihli tarihi radyo konuşmasını merkeze alıyor. Film, Fransız kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, bir zamanlar derin kutuplaşmalara yol açan bu figürün neden hâlâ bu kadar ilgi çektiğini bir kez daha gündeme getirdi. Ülke genelinde tartışmalara yol açan film, De Gaulle'ün mirasının günümüz Fransa'sında nasıl algılandığına dair önemli ipuçları veriyor.

De Gaulle'ün yükselişi ve tartışmalı mirası

Charles de Gaulle, 1940'ta Fransa'nın Almanya'ya yenilmesinin ardından direnişi örgütlemek için İngiltere'ye kaçtı. O dönemde birçok Fransız siyasetçi ateşkesi kabul ederken, De Gaulle pes etmeyerek Londra'dan Fransız halkına seslendi. Bu konuşma, Özgür Fransa hareketinin doğuşuna ve işgal altındaki ülkedeki direnişin sembolü haline gelmesine yol açtı. Savaştan sonra geçici hükümetin başına geçen De Gaulle, 1946'da istifa etti ancak 1958'de Cezayir krizi sırasında yeniden iktidara gelerek Beşinci Cumhuriyet'i kurdu. Ekonomik kalkınma ve bağımsız dış politika gibi başarılara imza atsa da, sert yönetim tarzı ve otoriter eğilimleri yüzünden sık sık eleştirildi. Özellikle 1968 öğrenci protestoları sırasında sergilediği tavır, hâlâ tartışma konusu. Filmin yönetmeni Antonin Baudry, De Gaulle'ü ne kahraman ne de anti-kahraman olarak sunduklarını, gerçekçi bir portre çizmeyi amaçladıklarını söylüyor. Eleştirmenler ise filmin De Gaulle'ü aşırı yücelttiği yönünde görüş bildiriyor.

Film, izleyiciyi 1940'ların Fransa'sına götürürken, De Gaulle'ün ailesiyle ilişkilerine, özellikle eşi Yvonne ve çocuklarıyla yaşadığı zorluklara da odaklanıyor. Başrolde Lambert Wilson'ın canlandırdığı De Gaulle, sadece bir askeri lider değil, aynı zamanda bir baba ve eş olarak da resmediliyor. Bu insani boyut, izleyicilerin karakterle empati kurmasını kolaylaştırıyor. Sinema salonlarının dolup taştığı film, gişede büyük başarı elde etmiş durumda. Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, filmin “Fransa'nın kendine olan inancını tazeleyen bir başyapıt” olduğunu yazarken, Le Figaro ise “De Gaulle'ü anlamak için kaçırılmaması gereken bir fırsat” diyor.

Fransa'nın kimlik arayışında De Gaulle faktörü

De Gaulle figürü, bugünkü Fransa'da giderek artan bir şekilde siyasi bir sembol haline geliyor. Özellikle son yıllarda, ABD ve Çin arasında sıkışan Fransa'nın bağımsız bir güç olarak kendini konumlandırma çabaları, De Gaulle'ün “ulusal egemenlik” vurgusunu yeniden gündeme getirdi. Aşırı sağcı lider Marine Le Pen, De Gaulle'ün göçmen politikalarını eleştirirken, merkez sağcılar ve solun bir kısmı onu cumhuriyetçi değerlerin savunucusu olarak görüyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise De Gaulle'ün mirasını sahiplenmeye çalışıyor; ancak Macron'un Avrupa Birliği yanlısı politikaları, De Gaulle'ün ulusalcı vizyonuyla zaman zaman çelişiyor. Film, bu ideolojik çekişmelerin ortasında, tarihsel bir figürün güncel siyasette nasıl araçsallaştırılabileceğini de gözler önüne seriyor.

Fransız toplumu, De Gaulle'e duyduğu ilgiyle aslında kendi kimlik krizini de sorguluyor: Küreselleşen dünyada Fransa'nın yeri ne olacak? De Gaulle'ün altın çağındaki bağımsız Fransa özleminin yanında, bugünün Fransası küresel rekabette gerilediğini hissediyor. Uzmanlar, bu tür tarihi filmlerin sadece geçmişe bir özlem değil, aynı zamanda geleceğe dair bir pusula arayışı olduğunu belirtiyor. Film, Fransızların “büyük ulus” mitini canlı tutarken, aslında ulusal birliğin kırılganlığını da hatırlatıyor. Bu yönüyle “De Gaulle”, bir tarih dersi olmanın ötesine geçerek, çağdaş Fransa'nın ruh haline ışık tutan bir kültürel olay haline gelmiş durumda.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Fransa'nın De Gaulle'e olan bu yoğun ilgisi, Türkiye açısından da anlamlı sinyaller taşıyor. De Gaulle döneminde yükselen bağımsızlıkçı dış politika, Fransa'nın NATO'nun askeri kanadından çekilmesi ve ABD'ye mesafeli duruşuyla bilinir. Bugün Macron yönetiminin Avrupa Birliği içinde daha özerk bir Fransa vizyonu, Türkiye ile zaman zaman Doğu Akdeniz, Libya ve terörle mücadele gibi konularda karşı karşıya gelmesine neden oluyor. De Gaulle'ün mirasını sahiplenen bir Fransa, Türkiye ile rekabet eden bir aktör olarak öne çıkabilir. Diğer yandan, De Gaulle'ün Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği'ne yönelik denge politikası, bugünkü Fransa'nın Rusya ve Çin ile ilişkilerinde de benzer bir esnekliğe yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin Avrupa-Atlantik eksenindeki konumunu etkileyebilecek jeopolitik bir boyut taşımaktadır. Özellikle Fransa'nın savunma sanayiindeki bağımsızlıkçı hamleleri, Türkiye'nin kendi savunma teknolojilerini geliştirme çabalarıyla benzerlik gösterdiğinden, iki ülke arasında iş birliği alanları da doğurabilir. Ancak genel olarak, De Gaulle'ün yüceltilmesi, Fransa'nın ulusal egemenlik vurgusunu artırarak Türkiye ile daha sert rekabete yol açma potansiyeli taşımaktadır.

Etiketler:
Charles de GaulleFransaNazi işgalisinematarihi filmdirenişFransız siyasetiEmmanuel Macron

İlgili Haberler

Sri Lanka'da bakımevinde çıkan yangında 12 kişi hayatını kaybetti
Avrupa

Sri Lanka'da bakımevinde çıkan yangında 12 kişi hayatını kaybetti

2 dk önce

Ermenistan seçime giderken Karabağlı mülteciler unutuluyor
Avrupa

Ermenistan seçime giderken Karabağlı mülteciler unutuluyor

5 dk önce

Pedro Sánchez ne kadar daha dayanabilir
Avrupa

Pedro Sánchez ne kadar daha dayanabilir

12 dk önce

Caz Devi Sonny Rollins 95 Yaşında Hayatını Kaybetti
Avrupa

Caz Devi Sonny Rollins 95 Yaşında Hayatını Kaybetti

23 dk önce