Cezayir, Sahel bölgesinde artan güvenlik tehditleri karşısında, bir zamanlar sahip olduğu güvenlik arabulucusu statüsünü yeniden kazanmak amacıyla diplomatik ve askeri girişimlerini yoğunlaştırdı. Kuzey Afrika'nın bu önemli ülkesi, son yıllarda bölgede etkisini artıran terör örgütleri ve istikrarsızlıkla mücadelede, komşu ülkelerle işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Cezayir'in bu hamlesi, hem bölgesel hem de küresel aktörlerin dikkatini çekmiş durumda.
Güvenlik Arabuluculuğunda Tarihsel Rol
Cezayir, 1990'lı yıllarda iç savaşla boğuşurken, aynı dönemde Sahel ülkeleriyle güvenlik işbirliğini geliştirmiş ve özellikle Mali ve Nijer'deki isyanların çözümünde arabuluculuk yapmıştı. 2015 yılında imzalanan Cezayir Anlaşması, Mali'deki ayrılıkçı gruplarla hükümet arasında bir barış süreci başlatmıştı. Ancak bu anlaşma tam olarak uygulanamadı ve bölgedeki istikrarsızlık arttı. Son yıllarda Fransa'nın askeri varlığını azaltması ve Rusya'nın bölgede etkisini artırması, Cezayir'in rolünü yeniden tanımlamasını gerektirdi. Cezayir, askeri darbeler sonrası yönetimlerle diyalog kurarak, bölgesel güvenlik mimarisinde kilit bir aktör olmayı amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sahel bölgesi, son on yılda terör örgütlerinin sığınağı haline geldi. El Kaide ve IŞİD bağlantılı gruplar, Mali, Burkina Faso ve Nijer'de etkinliklerini artırdı. Bu durum, bölge ülkelerinin güvenlik güçlerini zorlarken, Fransa'nın 2022'de Mali'den çekilmesi ve ardından Burkina Faso ile Nijer'deki darbeler, Batı'nın bölgedeki etkisini sarstı. Rusya'nın Wagner grubu üzerinden bölgeye nüfuz etmesi, Cezayir'i harekete geçirdi. Cezayir, hem Batı hem de Rusya ile dengeli ilişkiler yürüterek, bölgesel istikrarın sağlanmasında arabulucu olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunarak, uluslararası toplumun desteğini almayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir'in Sahel'de güvenlik arabuluculuğuna soyunması, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından önemli fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artırırken, Cezayir ile ekonomik ve savunma sanayii ilişkilerini güçlendirdi. Cezayir'in istikrarı, Türk yatırımları ve ticaret için kritik. Ayrıca, Sahel'deki güvenlik boşluğunun Türkiye'nin de terörle mücadelesine etkisi olabilir. Ancak Türkiye'nin bölgedeki aktörlerle dengeli ilişkileri, Cezayir ile işbirliğini gerektiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika açılımında yeni bir ortaklık alanı yaratabilir.