Cezayir'de vatandaşlar, yeni parlamentolarını seçmek üzere 12 Haziran'da sandık başına gidiyor. Yetkililer, bir önceki seçimde sadece dörtte bir seviyesinde kalan katılım oranını artırmak için seçim gününü resmi tatil ilan ederken, toplu taşıma araçlarını da ücretsiz hale getirdi. Ülke genelinde 24 milyondan fazla seçmenin kayıtlı olduğu bildiriliyor.
Seçimlerin arka planı ve beklentiler
Cezayir'de 2019'daki protesto dalgasının ardından eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'nın istifa etmesiyle başlayan siyasi dönüşüm süreci devam ediyor. 2020'de kabul edilen yeni anayasa ile cumhurbaşkanının yetkileri sınırlanırken, parlamentonun rolü artırıldı. Bu seçimler, yeni anayasa çerçevesinde yapılan ilk parlamento seçimleri olması açısından önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, seçimlerin ülkenin istikrarı ve demokratikleşmesi açısından kritik olduğunu vurguladı. Seçimlere 1500'den fazla adayın başvurduğu, ancak muhalif partilerin bir kısmının seçimleri boykot ettiği belirtiliyor.
Uzmanlar, katılım oranının düşük olması halinde seçimlerin meşruiyetinin sorgulanabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle hükümet, özellikle genç seçmenleri sandığa çekmek için sosyal medya kampanyaları ve yerel etkinlikler düzenliyor. Cezayir'de genç nüfusun yüksek olmasına rağmen, siyasi katılım oranı gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Cezayir, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesinde önemli bir jeopolitik aktör. Ülke, Libya, Mali ve Batı Sahra gibi kriz bölgelerinde arabulucu rolü oynuyor. Ayrıca, doğal gaz ihracatçısı olarak Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kritik bir konuma sahip. Seçim sonuçlarının, Cezayir'in iç istikrarı ve bölgesel politikaları üzerinde doğrudan etkili olması bekleniyor. Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkeleri, Cezayir'deki siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor. NATO ve AB, Cezayir yönetimiyle güvenlik ve göç konularında iş birliğini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'nin Kuzey Afrika politikası açısından önem taşımaktadır. Türkiye, Cezayir ile tarihsel bağlarının yanı sıra güçlü ekonomik ve askeri iş birliğine sahiptir. Cezayir'de istikrarlı bir yönetim, Türkiye'nin Libya'daki varlığı ve Doğu Akdeniz'deki enerji stratejisi açısından kritiktir. Seçim sonuçları, Cezayir'in bölgesel meselelerdeki tutumunu etkileyebilir ve bu da Türkiye'nin çıkarlarını doğrudan ilgilendirmektedir. Özellikle Libya dosyası, iki ülke arasındaki koordinasyonun devamını gerektirmektedir.