Cezayir'de 8 Haziran 2023 Perşembe günü, 407 sandalyeli Ulusal Halk Meclisi için yapılan erken genel seçimlerde oy verme işlemi başladı. Seçim kampanyası dönemine resmi mitinglerde düşük katılım damgasını vururken, yetkililer seçmen ilgisizliği endişelerini artırdı. Seçim sürecine gölge düşüren bir diğer gelişme ise, Seçim Komisyonu'nun 269 adayın başvurusunu, yasal engeller ve güvenlik gerekçeleriyle reddetmesi oldu. Bu durum, muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri tarafından eleştirilere yol açarken, seçimlerin şeffaflığı ve adilliği konusunda soru işaretleri doğurdu. Cezayir halkı, 2019'daki Hirak protestolarının ardından cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine katılımda belirgin bir düşüş yaşanmasının ardından, bu kez de meclisin geleceğini belirlemek üzere sandık başına gitti.
Seçimin Arka Planı: Krizden Çıkış Arayışı
Cezayir'deki bu seçimler, 2019'da eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'nın istifasına yol açan Hirak hareketinin ardından ikinci parlamento seçimi olma özelliğini taşıyor. Buteflika sonrası dönemde seçilen Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, 2021'de erken seçim çağrısı yapmış, ancak katılım oranı düşük kalmıştı. Bu kez de benzer bir tablo endişe yaratıyor. Siyasi analistler, genç nüfusun siyasi partilere ve kurumlara olan güvensizliğinin katılımı düşürdüğünü belirtiyor. Öte yandan, seçim öncesi aday veto kararları, muhalefeti ve bağımsız adayları hedef alıyor olarak yorumlanıyor. 269 adayın elenmesi, özellikle İslamcı eğilimli partiler ve bağımsız adaylar arasında tepkiyle karşılandı. Hükümet, bu kararları yasal prosedürler ve güvenlik kaygılarına dayandırsa da, bu durum seçim sürecinin meşruiyetine gölge düşürüyor. Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar, yüksek işsizlik oranları ve enerji gelirlerine bağımlılık, siyasi istikrar arayışını daha da önemli kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kuzey Afrika'nın en büyük ülkesi olan Cezayir, özellikle enerji piyasaları ve Avrupa'ya doğalgaz arzı açısından stratejik öneme sahip. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa'nın alternatif enerji kaynakları arayışında Cezayir'in rolü artmış durumda. Bu seçimlerin sonucu, ülkenin iç siyasi dengelerini ve dolayısıyla enerji politikalarını etkileyebilir. Ayrıca Cezayir, Libya ve Mali gibi komşu ülkelerdeki istikrarsızlıkla mücadelede kilit bir aktör. Seçimlerin ardından oluşacak meclisin, cumhurbaşkanının yetkilerini denetleyip denetleyemeyeceği merak konusu. Batılı ülkeler, Cezayir'deki demokratikleşme sürecine destek verirken, aday engellemeleri ve düşük katılım endişeleri nedeniyle seçimlerin uluslararası meşruiyeti sorgulanıyor. Bölgede Fas ile yaşanan Batı Sahra gerginliği de seçimlerin bölgesel yankıları arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir, Türkiye'nin Afrika açılımında önemli bir ortak. Özellikle savunma sanayii ve enerji alanındaki iş birlikleri derinleşiyor. Cezayir'deki siyasi istikrar, Türk yatırımları ve ticari ilişkiler açısından kritik. Seçimlerin ardından oluşacak yönetim, Türkiye ile imzalanan anlaşmaların sürdürülebilirliğini etkileyebilir. Ayrıca Cezayir, Libya krizinde Türkiye'nin pozisyonuna yakın duruyor. Seçim sonuçlarının bu dengeyi bozmaması, Türkiye'nin Kuzey Afrika stratejisi için önemli. Düşük katılım ve meşruiyet tartışmaları, Cezayir'in iç siyasetinde kırılganlığı artırabilir, bu da bölgesel iş birliklerini dolaylı olarak etkileyebilir.