Filistinli aktivist Muhammed el-Hac, Cezayir'in Dünya Kupası'ndaki yenilgisinin ardından başlattığı Gazze yetimlerine destek kampanyasını överek, bu adımın uluslararası dayanışmanın önemli bir örneği olduğunu belirtti. Cezayir'in takımı turnuvadan elendikten sonra başlattığı yardım çağrısı, sosyal medyada geniş yankı buldu. El-Hac, yaptığı açıklamada "Cezayir halkı, mağlubiyet acısını Gazze'deki yetimlerin yüzünü güldürmeye dönüştürdü" ifadelerini kullandı. Kampanya kapsamında toplanan bağışlarla Gazze'deki çocuklara gıda, giysi ve eğitim malzemesi sağlanması planlanıyor.
Arka plan: Cezayir-Filistin dayanışması
Cezayir, tarihsel olarak Filistin davasına güçlü destek veren ülkelerden biri. Ülkenin bağımsızlık mücadelesi sırasında Filistinlilerden gördüğü dayanışma, bu ilişkiyi pekiştirdi. Cezayir Dışişleri Bakanlığı da daha önce Gazze'ye insani yardım gönderilmesi için çağrı yapmış, ancak bu kez bir spor organizasyonunun ardından gelen destek, aktivistler tarafından dikkat çekici bulundu. El-Hac, "Bu sadece bir maç değil; bir halkın acısını paylaşma anlayışıdır" dedi. Kampanyanın, Cezayir'in Müslüman Kardeşler ve Hamas ile bağlantılı çevrelerinden de destek gördüğü belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Cezayir'in bu jesti, Arap dünyasında Filistin davasına verilen desteğin sürdüğünü gösteriyor. Özellikle İsrail-Filistin çatışmasının yeniden alevlendiği bir dönemde, bu tür sembolik adımlar bölgesel dayanışmayı canlı tutuyor. Öte yandan, Cezayir'deki rejim karşıtı Hirak hareketi de benzer yardım çağrılarında bulunmuş, ancak bu kez resmi destekle birleşen kampanya daha geniş kitlelere ulaştı. Dünya Kupası'nın ardından yapılan bu yardım, sporun siyasette bir araç olarak kullanılabileceğini de gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve Gazze'ye insani yardım konusunda aktif bir rol oynuyor. Cezayir'in bu girişimi, Türkiye ile benzer bir duruşu yansıtması açısından önemli. Ancak Türkiye'nin de özellikle Mavi Vatan ve Libya gibi konularda Cezayir ile iş birliği yapması, bu tür sembolik adımların pratik yansımalarını sınırlı kılıyor. Yine de, bölgesel dayanışmanın güçlenmesi, Türkiye'nin Filistin politikasına dolaylı da olsa katkı sağlayabilir.