İtalya'da 2018 yılında Cenova kentindeki Morandi Köprüsü'nün çökmesi sonucu 43 kişinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davada, dönemin otoyol işletmecisi Autostrade per l'Italia'nın CEO'su Giovanni Castellucci ve diğer beş üst düzey yetkiliye hapis cezaları verildi. Castellucci, 12 yıl hapis cezasına çarptırılırken, eski Autostrade yöneticilerinden Michele Donferri Mitelli, Paolo Berti ve Antonio Galatà'ya da 12'şer yıl, Stefano Marigliani'ye 9 yıl 8 ay, Riccardo Isidori'ye ise 8 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme, facianın ihmal ve yetersiz bakım çalışmalarından kaynaklandığına hükmetti.
Facianın arka planı ve yargı süreci
14 Ağustos 2018'de, yoğun trafik saatlerinde, Cenova'daki Morandi Köprüsü'nün yaklaşık 200 metrelik bir bölümü aniden çökmüş, enkaz altında kalan onlarca araçtaki 43 kişi hayatını kaybetmişti. Köprü, 1960'larda inşa edilmiş ve İtalya'nın en işlek otoyol güzergahlarından birini taşıyordu. Felaketin ardından, köprünün bakım ve denetiminden sorumlu olan Autostrade per l'Italia şirketi ve bağlı kuruluşu SPEA Engineering'in yöneticileri hakkında 'bilinçli ihmalkarlık' suçlamasıyla dava açılmıştı. Yargılama sürecinde, köprünün yıllardır gerekli bakım ve onarımlarının yapılmadığı, yapısal kusurların farkında olunmasına rağmen önlem alınmadığı ortaya çıktı. Mahkeme, sanıkların 'felaketi önlemek için gerekli özeni göstermediklerine' karar verdi.
Dava, İtalya'da kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreçti. Facia, ülkede altyapı güvenliği ve özelleştirilmiş otoyol işletmeciliğinin denetimi konularında büyük tartışmalara yol açmıştı. Mahkeme kararı, kurumsal sorumluluk ve üst düzey yöneticilerin cezai sorumluluğu açısından emsal niteliği taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Cenova faciası, Avrupa genelinde yaşlanan altyapıların denetimi ve bakımı konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi. Özellikle İtalya, AB ülkeleri arasında en eski ve bakımsız köprü ve viyadüklere sahip ülkelerden biri olarak biliniyor. Bu dava, kamu-özel ortaklığıyla işletilen otoyolların denetim mekanizmalarının sorgulanmasına neden oldu. Ayrıca, CEO Castellucci gibi üst düzey yöneticilere verilen ağır cezalar, Avrupa şirket yönetim kurullarında 'kurumsal cinayet' kavramını güçlendirdi. Karar, Fransa, İspanya ve Almanya gibi benzer altyapı sorunları yaşayan ülkelerde de yankı uyandırdı. AB Komisyonu, altyapı güvenliği standartlarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'deki benzer altyapı projeleri ve işletme modelleri için önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'de de çok sayıda köprü, viyadük ve otoyol kamu-özel ortaklığıyla işletilmekte, bakım ve denetim sorumlulukları özel şirketlere devredilmektedir. Cenova'daki ihmalkarlık ve cezai sorumluluk kararı, Türk kamuoyunda da tartışmalara yol açabilir. Özellikle deprem bölgesindeki altyapıların güvenliği ve işletmecilerin denetimi konusunda benzer ihmallerin yaşanmaması için yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Ayrıca, Türkiye'nin altyapı yatırımlarında uluslararası standartlara uyumu ve şeffaflık konusunda bu karar bir uyarı niteliği taşımaktadır.