Avrupa Birliği'nin (AB) iklim değişikliğiyle mücadelede amiral gemisi olarak gördüğü Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Avrupa'nın en büyük çelik ve kimya şirketlerinin sert tepkisiyle karşı karşıya. Sektör devleri, yüksek enerji fiyatları ve küresel rekabet baskısı altında ezildiklerini belirterek, AB'yi ETS kapsamındaki karbon fiyatlarını dondurmaya çağırdı. Bu talep, sanayinin Brüksel'in yeşil dönüşüm politikalarına yönelik bugüne kadarki en doğrudan meydan okuması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
ETS, AB'nin 2005 yılında uygulamaya koyduğu ve 'kirleten öder' prensibiyle işleyen bir karbon piyasası. Sistem, enerji yoğun sektörlere belirli bir emisyon kotası veriyor ve aşanların ek karbon izni satın almasını zorunlu kılıyor. Ancak son iki yılda karbon fiyatları ton başına 100 avroya yaklaştı; bu da çelik, kimya, gübre gibi sektörlerde maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Şirketler, bu durumun Çin ve ABD gibi rakipleri karşısında rekabet güçlerini zayıflattığını savunuyor.
Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya merkezli büyük sanayi grupları, AB Komisyonu'na gönderdikleri ortak mektupta, ETS'nin 'acilen dondurulması' ve karbon fiyatlarına bir tavan getirilmesini talep etti. Şirketler, yeşil dönüşüme yatırım yaptıklarını ancak mevcut koşullarda ayakta kalmanın imkansızlaştığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu hamle, AB'nin 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefiyle çelişiyor. ETS'nin dondurulması, AB'nin iklim liderliği iddiasına darbe vurabilir. Öte yandan, ABD'nin Inflation Reduction Act (IRA) ile yeşil sanayiye sağladığı muazzam sübvansiyonlar, Avrupalı şirketleri zor durumda bırakıyor. Çin'in ise karbon fiyatlandırması çok daha düşük seviyelerde. Avrupalı sanayiciler, 'karbon kaçağı' (üretimin daha düşük çevre standartlarına sahip ülkelere kayması) riskine dikkat çekiyor. Brüksel ise ETS'yi sulandırmaya yanaşmıyor; ancak sektörün talepleri karşısında Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi tamamlayıcı araçları devreye sokmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB'nin karbon sınır düzenlemesi (SKDM) kapsamında en çok etkilenecek ülkelerden biri olarak görülüyor. AB ile Gümrük Birliği'ne sahip olan Türk ihracatçıları, özellikle demir-çelik, çimento ve alüminyum sektörlerinde karbon maliyetiyle karşı karşıya kalabilir. ETS'de yaşanacak bir dondurma veya gevşeme, kısa vadede Türk üreticilerine nefes aldırsa da uzun vadede Türkiye'nin kendi emisyon ticaret sistemini kurma ve AB standartlarına uyum sağlama baskısını artırıyor. Bu gelişme, Türk sanayisinin yeşil dönüşüm stratejilerini hızlandırması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.