Kanada Başbakanı Mark Carney, ülke ekonomisini ABD'ye olan bağımlılıktan kurtarmak amacıyla yürüttüğü yatırım tanıtım turunu Avrupa'ya taşıdı. Geçtiğimiz hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) yatırımcılarla bir araya gelen Carney, bu kez Fransa'nın Strazburg kentinde Avrupa Parlamentosu ve iş dünyası temsilcileriyle görüştü. Carney, hem Wall Street hem de Avrupa Birliği'ne seslenerek Kanada'nın istikrarlı ve güvenilir bir yatırım ortamı sunduğunu vurguladı.
Ekonomik Çeşitlendirme Çabası
Kanada ekonomisi uzun yıllardır ABD ile derin ticari bağlara sahip. Ancak son dönemde küresel ticaret savaşları, korumacı politikalar ve ABD'nin tek taraflı adımları, Ottawa'yı alternatif pazarlar aramaya itti. Carney, göreve gelmesinden bu yana ekonomik çeşitlendirmeyi öncelikli hedef olarak belirledi. Bu kapsamda hem Asya-Pasifik hem de Avrupa ile ilişkileri güçlendirmeyi amaçlıyor.
Carney'nin Davos'taki mesajı, Kanada'nın doğal kaynaklar, yenilenebilir enerji, teknoloji ve finans sektörlerinde cazip fırsatlar sunduğu yönündeydi. Strazburg'da ise Avrupa'nın yeşil dönüşüm ve dijitalleşme hedeflerine uyumlu projeler için işbirliği çağrısı yaptı. Özellikle kritik mineraller, hidrojen enerjisi ve yapay zeka alanlarında Kanada'nın Avrupa için stratejik bir ortak olabileceğini belirtti.
Avrupa Birliği yetkilileri, Kanada ile kapsamlı bir yatırım anlaşması için müzakerelerin hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Carney, AB'nin Canada-EU Comprehensive Economic and Trade Agreement (CETA) anlaşmasının tam olarak uygulanması için çaba göstereceklerini söyledi. CETA, 2017'den beri geçici olarak yürürlükte olup, bazı üye ülkelerin onay süreçleri devam ediyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Carney'nin girişimi, küresel ekonomide artan bloklaşma ve tedarik zinciri çeşitlendirmesi trendinin bir parçası. ABD-Çin rekabeti, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji krizi ve pandemi sonrası kırılganlıklar, ülkeleri ekonomik bağımlılıklarını azaltmaya yönlendirdi. Kanada, G7 üyesi olarak Batı ittifakı içinde kalırken, ticari ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışıyor.
Avrupa Birliği, Kanada ile olan ticaretini genişletmek istiyor. AB istatistiklerine göre, 2023'te iki taraf arasındaki mal ticareti 80 milyar Euro'yu aştı. Ancak bu rakam, ABD-Kanada ticaretinin yanında hala küçük. Carney, bu hacmi artırmayı hedefliyor. Ayrıca, Avrupalı şirketlerin Kanada'ya yatırım yapması için vergi teşvikleri ve yeşil enerji projelerinde ortaklık imkanları sunuyor.
Öte yandan, Carney'nin Wall Street ziyareti de dikkat çekti. New York'ta büyük yatırım bankalarının yöneticileriyle bir araya gelen Carney, Kanada'nın istikrarlı bankacılık sistemi ve güçlü mali politikalarıyla güvenli bir liman olduğunu vurguladı. Ancak bazı analistler, Kanada'nın ABD'den tamamen ayrışmasının zor olduğunu, coğrafi yakınlık ve entegre tedarik zincirleri nedeniyle ekonomik ilişkilerin devam edeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın ekonomik çeşitlendirme arayışı, Türkiye için dolaylı da olsa fırsatlar sunabilir. Türkiye, Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda olup, Kanada'nın AB ile ticaretini artırması, Türkiye üzerinden geçen enerji ve lojistik hatlarının önemini artırabilir. Ayrıca, Kanada'nın kritik mineraller ve yenilenebilir enerji yatırımları, Türk şirketleri için işbirliği imkanı yaratabilir. Ancak Türkiye'nin öncelikli olarak kendi ekonomik istikrarını güçlendirmesi ve Batı ile ilişkilerini dengelemesi gerekiyor. Kanada'nın ABD'den uzaklaşma çabası, küresel ticarette çok kutupluluğu teşvik ederken, Türkiye'nin de benzer bir çeşitlendirme stratejisi izlemesi için örnek teşkil edebilir.