Kanada Başbakanı Mark Carney, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki ticaret müzakerelerini G20 zirvesine kadar sonuçlandırma konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu. Carney, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Başbakan Modi ile ticaret anlaşması müzakerelerini G20 zirvesine kadar tamamlamak için ortak taahhütte bulunduk" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Hindistan Başbakanı'nın önümüzdeki dönemde Kanada'ya gerçekleştirmesi beklenen ziyaret öncesinde geldi.
Müzakerelerin Arka Planı ve Carney'nin Açıklamaları
Kanada ve Hindistan arasındaki ticaret görüşmeleri, uzun süredir devam eden ancak çeşitli siyasi gerilimler nedeniyle askıya alınan bir süreci kapsıyor. 2023 yılında, Kanada'da Sih ayrılıkçı lider Hardeep Singh Nijjar'ın öldürülmesinin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler ciddi şekilde gerilmiş, karşılıklı diplomatik kısıtlamalar uygulanmıştı. Ancak son dönemde ilişkilerin normalleşmesi yönünde adımlar atılıyor. Mark Carney, göreve gelmesinin ardından Hindistan ile ekonomik bağları güçlendirmeye öncelik verdiğini göstermişti.
Carney'nin açıklaması, iki liderin yüz yüze veya çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirdiğini ve bu görüşmede ticaret müzakerelerinin hızlandırılması kararı alındığını ortaya koyuyor. G20 zirvesi, dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren önemli bir platform olup, genellikle yılda bir kez düzenleniyor. Bu yılki zirvenin tarihi ve yeri henüz netleşmemekle birlikte, tarafların bu takvimi hedef alması, anlaşmanın kısa vadede imzalanabileceği sinyalini veriyor.
Kanada'nın Hindistan ile ticaret anlaşması yapma çabası, Batılı ülkelerin Asya-Pasifik bölgesinde ekonomik varlıklarını artırma ve Çin'e olan bağımlılıklarını çeşitlendirme stratejilerinin bir parçası olarak görülüyor. Hindistan ise hızla büyüyen ekonomisiyle yabancı yatırım çekmeye ve ihracat pazarlarını genişletmeye odaklanmış durumda. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artış gösterse de, potansiyelin oldukça altında seyrediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada-Hindistan ticaret anlaşması, yalnızca iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri değil, aynı zamanda Hint-Pasifik bölgesindeki jeopolitik dengeyi de etkileyebilir. Çin'in bölgedeki artan etkisine karşı, Kanada gibi orta güçlerin Hindistan ile işbirliğini derinleştirmesi, stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, diaspora faktörü de önemli: Kanada'da yaklaşık 1,4 milyon Hint kökenli insan yaşıyor ve bu topluluk iki ülke arasındaki bağların güçlenmesinde rol oynuyor.
Öte yandan, Sih ayrılıkçılığı meselesi hâlâ hassasiyetini koruyor. Hindistan, Kanada'nın Sih ayrılıkçı gruplara tolerans gösterdiğini savunurken, Kanada ifade özgürlüğü çerçevesinde hareket ettiğini belirtiyor. Ticaret anlaşması müzakereleri ilerledikçe, bu siyasi engellerin nasıl aşılacağı merak konusu. Carney'nin açıklaması, iki tarafın da ekonomik çıkarları önceliklendirme iradesini gösteriyor.
G20 zirvesine kadar anlaşmanın tamamlanması hedefi, diplomatik takvim açısından iddialı bir hedef. Ticaret anlaşmaları genellikle yıllar süren müzakereler gerektirir; ancak siyasi irade olduğunda süreç hızlandırılabilir. Kanada ve Hindistan'ın bu konuda kararlı olduğu görülüyor. Anlaşmanın kapsamı; mal ticareti, hizmetler, yatırımlar ve fikri mülkiyet gibi alanları içerebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada-Hindistan ticaret anlaşması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, küresel ticaret dinamikleri ve Türkiye'nin Asya-Pasifik'e yönelik açılım stratejileri açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, son yıllarda Hindistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor; iki ülke arasında ticaret hacmi 10 milyar dolar civarında. Kanada'nın Hindistan ile imzalayacağı kapsamlı bir anlaşma, Türk ihracatçıları için rekabet koşullarını etkileyebilir. Ayrıca, Batılı ülkelerin Hint-Pasifik'te yoğunlaşan ticari girişimleri, Türkiye'nin benzer stratejiler geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin Asya'ya yönelik ticaret politikalarını çeşitlendirmesi, uzun vadede ekonomik dayanıklılık için önem taşıyor.