California’da öğretmenlerin cinsel istismar ve diğer suistimal vakalarını okul yöneticilerine bildiren eyalet genelindeki uyarı sistemi, yasa koyucuların ikinci kez reform yapmayı başaramaması nedeniyle hâlâ çözüme kavuşmadı. ProPublica’nın ortaya çıkardığı soruşturma raporlarına göre, sistemdeki açıklar nedeniyle suç işleyen öğretmenler cezasız kalabiliyor ve mağdur öğrenciler korumasız bırakılıyor. Bu gelişme, ABD’de eğitim güvenliği politikalarının ne kadar yetersiz kalabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yasa tasarısının akıbeti ve sistemin arka planı
California Eyalet Yasama Meclisi’nde, öğretmen suistimal vakalarının eyalet genelinde merkezi bir veri tabanında toplanmasını ve okul yöneticilerinin bu bilgilere erişimini kolaylaştırmayı öngören bir yasa tasarısı, geçtiğimiz hafta sonu komitede reddedildi. Bu, son iki yılda benzer bir düzenlemenin ikinci kez başarısızlığa uğraması anlamına geliyor.
Mevcut sistemde, okul bölgeleri öğretmen suistimal bildirimlerini eyalet düzeyinde tutulan bir rapora iletmekle yükümlü. Ancak uygulamada, birçok okul bölgesinin bu bildirimleri zamanında yapmadığı veya hiç yapmadığı; ayrıca yalnızca ciddi vakaların bildirilmesi gerektiği yönündeki muğlak ifadelerin, küçük ihlallerin veya şikayetlerin sistemin dışında kalmasına neden olduğu belirtiliyor. ProPublica’nın yaptığı araştırma, 2010-2020 yılları arasında California’da öğretmenler hakkında yapılan suistimal şikayetlerinin yalnızca %12’sinin eyalet veri tabanına işlendiğini ortaya koymuştu.
Tasarı, özellikle okul bölgelerinin elindeki bilgilerin tamamının veri tabanına aktarılmasını ve eyalet düzeyinde bir denetim mekanizması kurulmasını öngörüyordu. Ancak eğitim sendikaları, öğretmenlerin itibarını zedeleyeceği gerekçesiyle tasarıya karşı çıktı. Sendikaların lobi faaliyetleri, bazı milletvekillerinin de desteğini alarak tasarının komiteden geçmesini engelledi.
ABD’de öğretmen suistimali sorunu giderek büyüyor
California’daki bu başarısızlık, ABD genelinde öğretmen suistimali vakalarının artışıyla ilgili endişeleri yeniden gündeme getirdi. Ülke genelinde son on yılda öğretmenlerin cinsel taciz veya istismar suçlarından tutuklanma oranlarında belirgin bir artış yaşandı. Ancak eyaletler arasındaki koordinasyon eksikliği ve veri paylaşımındaki zaaflar, suçlu öğretmenlerin başka bir eyalette yeniden öğretmenlik yapmasına olanak tanıyor. Federal hükümetin bu konuda kapsamlı bir düzenlemesi bulunmuyor; eyaletlerin kendi mevzuatlarına göre hareket etmesi, sistemin adil ve etkin işlemesini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, öğretmen suistimalinin sadece mağdur öğrenciler üzerinde değil, aynı zamanda toplumun genel güvenliği üzerinde de uzun vadeli olumsuz etkileri olduğuna dikkat çekiyor. Mağdurların yaşadığı travma, okul başarısını düşürüyor ve gelecekteki yaşamlarını etkiliyor. Ayrıca, bu tür skandallar kamuoyunun eğitim sistemine olan güvenini sarsıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de yaşanan bu gelişme, Türkiye’deki eğitim politikaları için önemli bir karşılaştırma noktası sunuyor. Türkiye’de de öğretmen suistimali vakalarına sık rastlanıyor ve bu vakaların önlenmesi için etkili bir denetim mekanizmasının kurulması önem taşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut disiplin yönetmelikleri ve veri tabanı uygulamaları, zaman zaman benzer eleştirilerle karşılaşıyor; ancak son yıllarda yapılan düzenlemelerle şeffaflık artırılmaya çalışılıyor. ABD’deki sistemin açıklarını görmek, Türkiye’nin bu alanda atacağı adımlar için bir rehber niteliği taşıyabilir. Özellikle uluslararası eğitim diplomasisi çerçevesinde, Türkiye’nin kendi çocuk koruma politikalarını güçlendirmesi, hem ulusal hem de evrensel bir sorumluluk olarak öne çıkıyor.