ABD'de milyonlarca büyükanne ve büyükbaba, emeklilik dönemlerini torunlarının bakımına adayarak geçiriyor. Bu durum, birçok yaşlı için ciddi bir mali yük oluşturuyor. Yapılan araştırmalara göre, büyükanne ve büyükbabalar tarafından yönetilen hanelerin yoksulluğa düşme olasılığı, geniş ailelerin yaşadığı diğer hane türlerine kıyasla çok daha yüksek. Özellikle düşük gelirli ailelerde, ebeveynlerin işsizlik, bağımlılık veya hapis gibi nedenlerle çocuklarına bakamaması sonucu büyükanne ve büyükbabalar devreye giriyor. Ancak bu durum, yaşlıların kendi sağlık sorunlarını ve sınırlı emeklilik bütçelerini daha da zorluyor.
Büyükanne ve Büyükbabaların Karşılaştığı Zorluklar
ABD Sayım Bürosu verilerine göre, ülkede yaklaşık 2,5 milyon büyükanne ve büyükbaba, torunlarına birincil bakıcı olarak hizmet ediyor. Bu hanelerin yaklaşık dörtte biri yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Mali baskı, sadece günlük ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda sağlık hizmetleri, eğitim ve sosyal aktiviteler gibi ek masrafları da beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, büyükanne ve büyükbabaların genellikle emeklilik birikimlerini tükettiğini ve sosyal güvenlik yardımlarının yetersiz kaldığını belirtiyor. Ayrıca, bu yaş grubundaki bakıcıların fiziksel sağlık sorunları (kalp hastalığı, diyabet gibi) nedeniyle torun bakımının ek bir yük oluşturduğu vurgulanıyor. Kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve topluluk programları, bu ailelere maddi destek sağlamak için çaba gösteriyor olsa da, talebi karşılamakta zorlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu eğilim sadece ABD'ye özgü değil. Dünya genelinde, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ebeveynlerin göç etmesi veya ekonomik zorluklar nedeniyle çocuklarına bakamaması sonucu büyükanne ve büyükbabalar devreye giriyor. Afrika, Asya ve Latin Amerika'da da benzer bir tablo görülüyor. Örneğin, Çin'de kırdan kente göç nedeniyle milyonlarca çocuk, köylerde büyükanne ve büyükbabalarıyla büyüyor. Bu durum, yaşlıların emeklilik planlarını altüst ediyor ve yoksulluk döngüsünü derinleştiriyor. Küresel ölçekte, hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların bu ailelere yönelik destek mekanizmaları geliştirmesi gerekiyor; aksi takdirde, hem yaşlılar hem de çocuklar arasında yoksulluk kalıcı hale gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir eğilim gözleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, özellikle kırsal bölgelerde ve göç alan kentlerde, ebeveynlerin çalışmak zorunda olması veya boşanma gibi nedenlerle çocukların bakımı sıkça büyükanne ve büyükbabalara kalıyor. Bu durum, yaşlıların emeklilik maaşlarının yetersizliğiyle birleşince, aile içi yoksulluğu artırabiliyor. Türk sosyal güvenlik sistemi, torun bakımı yapan büyükannelere yönelik özel bir destek sunmamakla birlikte, 2023 yılında yürürlüğe giren “Aile Destek Programı” kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere nakdi yardımlar yapılıyor. Ancak bu yardımların doğrudan bakıcı büyükanne ve büyükbabaları hedeflemesi, sorunun çözümünde önemli bir adım olabilir. Küresel bir sorun olarak torun bakımının yarattığı mali yük, Türkiye'de de sosyal politika yapıcıların gündeminde yer almalıdır.