Teknoloji devleri arasındaki yapay zeka yarışı o kadar pahalı hale geldi ki, yıllardır hisse senetlerinin yükselişini destekleyen temel mekanizmalardan biri olan hisse geri alımları (buyback) tehdit altına girdi. Microsoft, Alphabet, Amazon, Meta ve Apple gibi şirketler, veri merkezleri ve çipler için rekor düzeyde harcama yaparken, nakit akışlarının önemli bir kısmını bu yatırımlara yönlendiriyor. Bu durum, şirketlerin kendi hisselerini piyasadan toplamak için kullandıkları fonları azaltıyor ve hisse başına kârı artıran bu uygulamanın geleceğini sorgulatıyor.
Yapay Zeka Yatırımlarının Büyüklüğü ve Hisse Geri Alımlarına Etkisi
2024 yılının ilk çeyreğinde, büyük teknoloji şirketlerinin toplam yapay zeka yatırımı 40 milyar doları aşarken, hisse geri alım harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 oranında azaldı. Analistler, bu trendin devam etmesi halinde, 2025 yılında hisse geri alımlarının 2023 seviyelerinin yarısına düşebileceğini öngörüyor. Özellikle Microsoft, OpenAI'ye yaptığı 13 milyar dolarlık yatırım ve kendi yapay zeka altyapısı için harcadığı milyarlarca dolarla dikkat çekerken, Alphabet ve Amazon da bulut bilişim ve yapay zeka modellerine benzer ölçekte kaynak aktarıyor.
Hisse geri alımları, son on yılda teknoloji hisselerinin performansının kilit bir unsuru olmuştu. Şirketler, kârlarının büyük bir kısmını piyasadaki hisse sayısını azaltarak hisse başına kârı (EPS) artırmak için kullanıyor, bu da fiyatları yukarı çekiyordu. Ancak yapay zeka yarışı, bu stratejiyi tersine çeviriyor. Yatırımcılar, kısa vadede daha düşük geri alım hacmine rağmen, şirketlerin yapay zekaya yaptığı yatırımların uzun vadede büyüme getireceğini umuyor. Ancak bu dönüşüm, piyasalarda dalgalanmaya neden oluyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Bu eğilim yalnızca ABD merkezli şirketleri değil, küresel teknoloji sektörünü de etkiliyor. Örneğin, Çinli teknoloji devleri Alibaba ve Tencent de yapay zeka yatırımlarını artırırken, hisse geri alım bütçelerini kısmak zorunda kalıyor. Avrupa'da ise SAP ve ASML gibi şirketler benzer bir dengeyi kurmaya çalışıyor. Uzmanlar, yapay zeka altyapısının ölçeklenmesiyle birlikte, teknoloji sektörünün nakit akışının önümüzdeki yıllarda daha da sıkışacağını belirtiyor. Bu durum, özellikle hisse geri alımlarına bağımlı olan pasif yatırım fonları ve bireysel yatırımcılar için risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu küresel eğilim, Türkiye'deki teknoloji şirketleri ve yatırımcılar için de önemli sinyaller taşıyor. Türk teknoloji firmaları, özellikle yapay zeka alanında yatırım yapmayı planlıyorsa, nakit yönetimi stratejilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir. Türkiye'de borsada işlem gören şirketlerin hisse geri alım programları sınırlı olsa da, ABD'deki bu trend, küresel piyasalardaki likiditeyi etkileyerek Türk hisse senetleri üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir. Ayrıca, yapay zeka yatırımlarının artması, Türkiye'nin veri merkezi ve bulut bilişim altyapısına olan talebi artırabilir, bu da yerli teknoloji şirketleri için fırsat yaratabilir. Ancak, küresel nakit sıkışıklığı, gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırımları da olumsuz etkileyebilir.