Butan, dağlık tarım arazilerini dönüştürmek amacıyla yüksek rakımlarda fındık yetiştiriciliğine yöneliyor. Thimphu bölgesinde yaşayan 58 yaşındaki çiftçi Pema Dema, ilk kez fındık yetiştirmeye başladığında bu ürünü hiç duymamıştı. "Nasıl bir fındık olduğunu merak ettim," diyen Dema, derin vadiye ve basamaklı pirinç tarlalarına bakarak gülümsüyor. Butan hükümeti, ülkenin engebeli coğrafyasında geleneksel tarımın yerini alabilecek bir alternatif olarak fındığı görüyor. Proje kapsamında binlerce çiftçiye fındık fidanı dağıtıldı ve teknik eğitim verildi. Amaç, ithalata bağımlılığı azaltmak, çiftçi gelirini artırmak ve kırsal kalkınmayı desteklemek.
Fındık Projesinin Arka Planı
Butan, tarım sektörünü çeşitlendirmek için 2010'lu yılların başından itibaren fındık üretimini teşvik ediyor. Ülkenin tarım arazilerinin büyük bölümü yüksek rakımlı ve engebeli olduğu için geleneksel ürünler (pirinç, mısır, patates) sınırlı verim sağlıyor. Fındık, soğuğa dayanıklılığı ve yüksek ekonomik değeriyle bu koşullara uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor. Tarım Bakanlığı'nın verilerine göre, şu ana kadar 10.000'den fazla çiftçi fındık yetiştiriciliğine başladı ve dikim alanları her yıl genişliyor. Proje, özellikle kadın çiftçileri ve gençleri hedefliyor; çünkü kırsaldan kente göçü yavaşlatmak da amaçlar arasında.
Pema Dema gibi çiftçiler, başlangıçta fındığı tanımasa da eğitimlerle bu yeni ürüne adapte oldu. Dema, "İlk başta zorlandım ama şimdi ağaçlarım var ve ürünümü satıyorum," diyor. Fındık, hem iç pazarda hem de ihracatta talep görüyor. Butan, komşu ülkelere (Hindistan, Bangladeş) fındık ihraç etmeye başladı bile. Hükümet, 2030 yılına kadar fındık ihracatını iki katına çıkarmayı hedefliyor. Proje, aynı zamanda toprak erozyonunu azaltıyor ve biyolojik çeşitliliği koruyor; çünkü fındık ağaçları eğimli arazilerde tutucu bitki örtüsü oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Butan'ın fındık hamlesi, küresel fındık pazarında önemli bir oyuncu olan Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %70'ini gerçekleştiriyor ve ihracatta lider konumda. Butan gibi yeni üreticilerin pazara girmesi, uzun vadede arz ve fiyat dengelerini etkileyebilir. Ancak Butan'ın üretim hacmi şimdilik çok küçük; yıllık birkaç bin ton düzeyinde. Yine de Butan, organik ve yüksek kaliteli fındık üretimiyle niş bir pazar oluşturabilir. Asya'da fındık talebi artıyor; Çin ve Hindistan gibi ülkelerde çikolata ve atıştırmalık tüketimi yükseliyor. Butan, bu talebi karşılamak için stratejik bir konumda.
Butan'ın tarım devrimi, aynı zamanda iklim değişikliğine uyum çabası. Ülke, karbon negatif olma özelliğini korurken, sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırıyor. Fındık ağaçları, karbon yutakları olarak da işlev görüyor. Butan hükümeti, bu projeyi "Yeşil Ekonomi" stratejisinin bir parçası olarak sunuyor. Bölgesel olarak, Nepal ve Hindistan gibi komşular da benzer yüksek rakım ürünlerine yönelebilir. Güney Asya'da tarımsal çeşitlilik, gıda güvenliği için kritik. Butan, küçük ölçekli ama örnek teşkil eden bir model sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünya fındık üretiminin ve ihracatının lideri olarak, Butan'ın fındık yetiştiriciliği girişimini yakından izlemeli. Butan'ın üretimi henüz Türkiye için bir tehdit oluşturmuyor; ancak uzun vadede Asya pazarında rekabet artabilir. Türkiye, fındık ihracatında Çin ve Hindistan'a odaklanmış durumda. Butan'ın organik ve yüksek kaliteli üretimi, bu pazarlarda Türk fındığına alternatif olabilir. Ayrıca, Türkiye kendi dağlık bölgelerinde (Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu) benzer yüksek rakım ürünlerini çeşitlendirebilir. Butan'ın modeli, iklim değişikliğine uyum ve kırsal kalkınma açısından Türkiye için ilham kaynağı olabilir. Türk dış politikası açısından ise, Güney Asya'da tarımsal işbirliği ve ticaret fırsatları doğabilir.