Birleşik Krallık'ta 2024 genel seçimleri öncesinde İşçi Partisi'nin başbakan adayı olarak öne çıkan Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, görev süresi boyunca sokakta yaşayan insan sayısını azaltma sözü vermiş ancak bu hedefe tam anlamıyla ulaşamamıştı. Şimdi gözler, Burnham'ın başbakan olması durumunda bu sorunu çözüp çözemeyeceğine çevrilmiş durumda. Burnham ile çalışan hayır kurumları, onun krizi tetikleyen faktörleri derinlemesine anladığını ve bu deneyimin ona ulusal düzeyde önemli bir avantaj sağlayacağını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Andy Burnham, 2017'de Greater Manchester Belediye Başkanı seçildiğinde, bölgedeki evsizlik sorununu çözmeyi öncelikli hedeflerinden biri olarak açıklamıştı. 'Sokakta kimse uyumamalı' sloganıyla yola çıkan Burnham, bu vaadini gerçekleştirmek için çeşitli programlar başlattı. 'A Bed Every Night' (Her Gece Bir Yatak) adlı girişim, evsizlere geçici barınma sağlamayı amaçlıyordu. Ancak pandemi ve artan yaşam maliyeti krizi, bu çabaları sekteye uğrattı. 2023'te yapılan sayımlarda, Greater Manchester'da sokakta uyuyan kişi sayısının arttığı görüldü. Bu durum, Burnham'ın eleştirilmesine neden oldu.
Burnham'ın hayır kurumlarıyla olan iş birliği, onun sorunu yalnızca barınma eksikliği olarak görmediğini, aynı zamanda ruh sağlığı, bağımlılık ve istihdam gibi alanlarda da çözümler geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kendisi, evsizliğin yalnızca bir konut sorunu olmadığını, aynı zamanda bir sağlık ve sosyal adalet meselesi olduğunu sık sık vurguluyor. Bu yaklaşım, onun başbakanlığında ulusal bir evsizlik stratejisi geliştirmesine zemin hazırlayabilir.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Birleşik Krallık'ta evsizlik, son yıllarda artan bir toplumsal sorun olarak dikkat çekiyor. Hükümetin sosyal konut yatırımlarını azaltması, kira artışları ve ekonomik belirsizlikler, evsiz sayısının artmasına yol açtı. Bu durum, yalnızca Birleşik Krallık'a özgü değil; küresel ölçekte birçok gelişmiş ülkede benzer eğilimler gözlemleniyor. Burnham'ın bu soruna yönelik yaklaşımı, uluslararası kamuoyunda da yakından takip ediliyor. Eğer Burnham başbakan olursa, evsizlikle mücadelede uygulayacağı politikalar, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir.
Özellikle pandemi sonrası dönemde, pek çok ülkede 'Herkes için konut' sloganıyla hareket eden sivil toplum örgütleri, hükümetlere daha fazla sosyal konut yatırımı çağrısı yapıyor. Burnham'ın bu taleplere ne kadar duyarlı olacağı, yalnızca Birleşik Krallık'ın değil, Avrupa genelindeki sosyal politikaların şekillenmesinde de belirleyici olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'deki konut ve kentsel dönüşüm politikaları açısından örnek teşkil edebilecek nitelikte. Türkiye'de de özellikle büyük şehirlerde barınma sorunu yaşayan kesimler bulunuyor. Burnham'ın evsizlikle mücadelede benimsediği bütüncül yaklaşım, Türk yerel yönetimleri için ilham kaynağı olabilir. Ayrıca, Birleşik Krallık'ta başbakanlık yarışındaki bu gelişmeler, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından da önem taşıyor. Burnham'ın başbakan olması durumunda dış politikada izleyeceği yol, Türkiye-İngiltere ilişkilerini etkileyebilir. Ancak şu an için bu, spekülasyondan öteye geçmiyor.