Eski Goldman Sachs başekonomisti Jim O’Neill, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın başekonomik danışmanı olarak, İngiltere’nin altyapı yatırımlarını finanse etmek için milyarlarca sterlin daha borçlanması gerektiğini söyledi. O’Neill, hükümetin büyük projelere daha fazla harcama yapması gerektiğini belirterek, düşük faiz ortamının bunun için uygun bir fırsat sunduğunu vurguladı. Bu öneri, İngiltere’de kamu borcunun sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Jim O’Neill, 2001 yılında “BRIC” (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) terimini icat eden ve küresel ekonomide yükselen piyasalara dikkat çeken tanınmış bir ekonomist. Burnham’ın danışmanı olarak, bölgesel kalkınma ve altyapı yatırımları konusunda görüşlerini paylaşıyor. O’Neill’e göre, İngiltere’nin Kuzeyi’nde büyümeyi hızlandırmak için ulaşım, enerji ve dijital altyapıya yönelik kamu yatırımları kritik önem taşıyor. Ancak bu yatırımların bütçe açığı ve kamu borcu endişeleriyle karşı karşıya olduğu bir ortamda, O’Neill düşük faizlerin borçlanma için tarihi bir fırsat olduğunu savunuyor. İngiltere’de faiz oranları son yıllarda tarihi düşük seviyelerde seyrederken, hükümetin borçlanma maliyeti de azaldı. O’Neill, bu durumun altyapı yatırımları için kullanılması gerektiğini ifade ediyor. Öte yandan, muhafazakar hükümet, kamu borcunun GSYİH’ye oranını düşürmeye odaklanmış durumda. Bu nedenle O’Neill’in önerisi, siyasi bir tartışma konusu haline geldi. İşçi Partisi’nin bölgesel kalkınma vaatleriyle örtüşen bu yaklaşım, parti içinde de farklı yorumlara yol açıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
O’Neill’in önerisi, sadece İngiltere için değil, gelişmiş ekonomilerdeki genel altyapı yatırımı tartışmaları açısından da önem taşıyor. Küresel ölçekte, birçok hükümet pandemi sonrası toparlanma sürecinde altyapı yatırımlarını artırma eğiliminde. ABD’de Biden yönetiminin büyük altyapı paketi, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı ve Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi, bu eğilimin örnekleri arasında. O’Neill’in çağrısı, İngiltere’nin bu küresel yarışta geri kalmaması gerektiğine işaret ediyor. Özellikle Kuzey İngiltere’nin ekonomik potansiyelini harekete geçirecek yatırımların, ülkenin genel büyüme performansına katkı sağlayacağı düşünülüyor. Ancak borçlanmanın sürdürülebilirliği konusu, ekonomi çevrelerinde farklı değerlendirmelere yol açıyor. O’Neill, borcun GSYİH’ye oranının zamanla yatırımların getirisiyle düşeceğini savunurken, eleştirmenler bu yaklaşımın riskli olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel ekonomide altyapı yatırımlarına yönelik artan eğilimin bir yansıması olarak Türkiye için de önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda ulaşım, enerji ve dijital altyapıya büyük yatırımlar yaparken, bu alanlarda borçlanma ve kamu-özel işbirliği modellerini kullanıyor. O’Neill’in düşük faiz ortamında borçlanma argümanı, Türkiye’nin yüksek enflasyon ve dalgalı kur koşulları altında farklı bir denklemle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ancak yine de, altyapı yatırımlarının büyüme ve istihdam üzerindeki olumlu etkisi evrensel bir gerçeklik. Türkiye’nin, İngiltere örneğinden hareketle, bölgesel kalkınma ve altyapı yatırımlarını teşvik eden politikalar geliştirmesi, özellikle deprem bölgesinin yeniden inşası sürecinde önem kazanıyor. Bu bağlamda, kamu yatırımlarının finansmanı konusunda uluslararası deneyimlerden yararlanmak faydalı olabilir.