Bulgaristan hükümeti, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığına karşı Kiev'e devlet bütçesinden silah sağlama uygulamasını sona erdirme kararı aldı. Bulgaristan Savunma Bakanı Todor Tagarev tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkenin savunma sanayisi, Ukrayna'ya yapılan sevkiyatları özel şirketler aracılığıyla sürdürebilecek ancak devlet doğrudan tedarikçi olmayacak. Bu karar, Bulgaristan'ın savaşın başından bu yana izlediği ikircikli politikada önemli bir değişiklik anlamına geliyor. Ülke, bir yandan Rusya'ya olan enerji bağımlılığı ve geleneksel Slav kardeşliği söylemi, diğer yandan NATO üyeliği ve AB dayanışması arasında sıkışmış durumda. Kararın, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşında Avrupa'nın tutumu açısından da yeni bir tartışma başlatması bekleniyor.
Siyasi krizin gölgesinde bir karar
Bulgaristan, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Kiev'e doğrudan askeri yardım yapan ülkeler arasında yer almıştı. Özellikle mühimmat ve topçu sistemleri konusunda Ukrayna'ya önemli destek sağlayan Bulgaristan, bu yardımları genelde kamuoyuna duyurmadan gerçekleştiriyordu. Ancak son haftalarda ülkede yaşanan siyasi kriz, bu politikada değişikliğe yol açtı. Eylül ayında yapılan seçimlerin ardından hükümet kurma çalışmaları sürerken, mevcut geçici hükümet Ukrayna'ya silah yardımının devlet eliyle devam etmesinin sürdürülebilir olmadığını düşündü. Geçici Başbakan Dimitar Glavchev, 'Bulgaristan'ın önceliği kendi savunma ihtiyaçları ve ekonomik istikrarıdır' diyerek kararın gerekçesini açıkladı. Muhalefetteki Rusya yanlısı partiler ise kararı memnuniyetle karşılarken, Ukrayna'ya desteğin tamamen kesilmesi gerektiğini savunuyor.
AB ve NATO içinde farklı sesler yükseliyor
Bulgaristan'ın bu kararı, Avrupa Birliği ve NATO içinde Ukrayna'ya yardım konusundaki fikir ayrılıklarını yeniden gündeme getirdi. Bazı AB üyeleri, özellikle Macaristan ve Slovakya, Ukrayna'ya askeri desteğin azaltılması veya sonlandırılması yönünde baskı yaparken, Baltık ülkeleri ve Polonya ise yardımların artırılmasını talep ediyor. Bulgaristan'ın kararı, AB'nin ortak dış politikasının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Öte yandan, Bulgar savunma sanayisi özel şirketler aracılığıyla Ukrayna'ya silah satışına devam edebileceği için, yardımların tamamen durması beklenmiyor. Ancak devlet desteğinin çekilmesi, lojistik ve mali açıdan Ukrayna'yı zorlayabilir. Uzmanlar, bu kararın Bulgaristan'ın Rusya ile olan enerji anlaşmalarını yeniden müzakere etme çabasının bir parçası olabileceğini de belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bulgaristan'ın Ukrayna'ya devlet eliyle silah sevkiyatını durdurması, Türkiye'nin Karadeniz'deki jeopolitik dengeleri açısından önemli. Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında savaş gemilerinin geçişini düzenlerken, Bulgaristan'ın bu kararı bölgedeki Rus etkisini dolaylı olarak artırabilir. Ayrıca Türkiye, Ukrayna'ya insansız hava araçları ve diğer askeri ekipmanları tedarik eden önemli ülkelerden biri. Bulgaristan'ın desteğini azaltması, Ukrayna'nın alternatif tedarikçi arayışını hızlandırabilir ve Türkiye'yi bu konuda daha kritik bir ortak haline getirebilir. Ekonomik olarak ise, Bulgaristan'ın kararının ardından bölgede silah ticaretinde yeni dengeler oluşabilir; Türkiye'nin savunma sanayisi bu fırsatı değerlendirebilir.