İngiltere'de bu yaz yaşanan tekrarlayan sıcak hava dalgaları ve olağanüstü kurak hava, ülke genelinde tarımı olumsuz etkilerken, Bristol'daki bostan sahipleri (allotment holders) iklim değişikliğinin sonuçlarını en yakından hissedenler arasında. Yetkililer, ülkenin büyük bölümünde kuraklığın sürdüğü uyarısında bulunurken, hafta başında yağmur bir nebze olsun rahatlama sağladı. Ancak uzmanlar, aşırı hava olaylarının giderek daha sık hale geldiğini ve tarım yöntemlerinin buna uyum sağlaması gerektiğini vurguluyor.
Bristol Bostanları: Su Kıtlığı ve Küçülen Mahsuller
Bristol çevresindeki bostanlarda (allotments) çalışan gönüllüler ve hobi bahçıvanları, bu yılın kendileri için en zorlu yıllardan biri olduğunu belirtiyor. Şehrin güneyindeki Hartcliffe Allotments derneğinin başkanı Alan Beardmore, "Sulama kısıtlamaları nedeniyle sebzelerimizin çoğu kurudu. Domates, kabak ve salatalık gibi suya ihtiyaç duyan ürünlerde yüzde 50'ye varan kayıplar yaşadık" dedi. Beardmore, "Bazı bostanlarda hortum kullanımı tamamen yasaklandı; sadece sulama kutularıyla idare etmeye çalışıyoruz. Bu da küçük bir alan için bile saatlerce süren bir iş." diye ekledi.
Bristol Kent Konseyi'nin verilerine göre, şehirdeki 4.000'den fazla bostan parselinin üçte birinde bu yıl üretim ciddi şekilde düştü. En çok etkilenen ürünler arasında patates, havuç ve yeşil yapraklı sebzeler yer alıyor. Ancak bazı yetiştiriciler için beklenmedik bir iyi haber de var: Karpuz. Sıcak ve kurak geçen yaz, normalde Akdeniz iklimi seven karpuzların İngiltere'de açık havada yetişmesine olanak tanıdı. Bristol'un doğusundaki St Anne's Park bostanında karpuz yetiştirmeyi başaran emekli öğretmen Margaret Thompson, "Bu benim 30 yıllık bahçecilik hayatımda ilk kez karpuz yetiştirebildim. Sıcak hava sayesinde oldu, ama bu hiç de sevindirici değil; çünkü bu, iklim değişikliğinin ne kadar hızlı ilerlediğini gösteriyor" şeklinde konuştu.
İklim Bilimci Dr. Hannah Cloke, Reading Üniversitesi'nden yaptığı açıklamada, "Bu yılki aşırı sıcaklar ve kuraklık, iklim modellerinin öngördüğü senaryolarla uyumlu. Önümüzdeki yıllarda bu tür hava koşullarının daha sık yaşanması bekleniyor. Tarımın ve şehirlerin buna uyum sağlaması şart" dedi. İngiltere Meteoroloji Ofisi'nin (Met Office) verilerine göre, 2023 yazı, kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yaz oldu; bazı bölgelerde sıcaklıklar 40 santigrat dereceyi aştı.
Kuraklık Kıta Genelinde Etkili: Avrupa'nın Güneyinde De Durum Kritik
İngiltere'deki durum, Avrupa'nın genelinde yaşanan kuraklığın sadece bir parçası. İspanya, Fransa ve İtalya'da da tarımsal üretim ciddi tehdit altında. İspanya'nın güneyindeki Endülüs bölgesinde zeytin ve avokado ağaçları kururken, Fransa'nın bazı bölgelerinde içme suyu kısıtlamaları uygulanıyor. Avrupa Birliği'nin Copernicus programı, bu yaz Avrupa'nın yüzde 47'sinin 'tehlikede' seviyesinde kuraklık yaşadığını açıkladı. Bu durum, gıda fiyatlarının artmasına ve tedarik zincirlerinin bozulmasına yol açıyor.
Uzmanlar, kuraklık ve aşırı sıcakların sadece tarımı değil, enerji üretimini de etkilediğine dikkat çekiyor. Özellikle nükleer santrallerin soğutma suyu olarak kullandığı nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesi, elektrik üretimini kısıtlıyor. Ayrıca, su kaynaklarının azalması, gelecekte şehirler arasında su paylaşımı anlaşmazlıklarına yol açabilir. Bu nedenle, iklim değişikliğiyle mücadele kadar uyum politikaları da büyük önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki aşırı hava olayları, Türkiye için de kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, Akdeniz havzasındaki konumu gereği iklim değişikliğinin etkilerine en açık ülkelerden biri. Son yıllarda Türkiye'de de orman yangınları, kuraklık ve sel felaketleri sıklığını artırdı. Bu durum, tarım sektörünü ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Türkiye'nin, tarımda su verimliliğini artıracak modern sulama sistemlerine ve kuraklığa dayanıklı ürün çeşitlerine geçişi hızlandırması gerekiyor. Ayrıca, küresel gıda fiyatlarındaki artışların Türkiye'nin enflasyonu üzerinde yukarı yönlü baskı yaratması beklenebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarına olan ihtiyacı her geçen gün artıyor; bu konuda yapılacak yatırımlar hem ekonomik hem de toplumsal açıdan hayati önem taşıyor.