Hindistan, bu hafta sonu Yeni Delhi'de 18. BRICS zirvesine ev sahipliği yapıyor. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan BRICS grubu, gelişmekte olan ülkelerin batılı güçlerin hakimiyetine karşı ortak bir duruş sergilemesini hedefliyor. Zirve, küresel ekonomik yönetişimde reform çağrılarını ve alternatif iş birliği mekanizmalarını gündeme getirecek.
BRICS'in Yükselişi ve Arka Planı
BRICS, ilk olarak 2001 yılında Goldman Sachs ekonomisti Jim O'Neill tarafından 'BRIC' kısaltmasıyla ortaya atıldı. 2006'da Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in bir araya gelmesiyle gayri resmi olarak başlayan iş birliği, 2010'da Güney Afrika'nın katılımıyla BRICS adını aldı. Grup, küresel GSYİH'nın yaklaşık %25'ini ve dünya nüfusunun %40'ını temsil ediyor. Yıllık zirveler, üye ülkeler arasında ekonomik, siyasi ve kültürel iş birliğini artırmayı amaçlıyor.
Son yıllarda BRICS, Batı'nın ekonomik ve siyasi düzenine alternatif bir blok olarak öne çıkıyor. 2014'te kurulan Yeni Kalkınma Bankası (NDB), altyapı projelerine finansman sağlamak ve Batılı kurumlara bağımlılığı azaltmak için önemli bir adım oldu. Ayrıca, üye ülkeler arasında yerel para birimleriyle ticaretin teşvik edilmesi, dolar hakimiyetini sorgulayan bir hamle olarak değerlendiriliyor. Zirvede, ticaret anlaşmaları, enerji iş birliği ve teknoloji paylaşımı gibi konuların ele alınması bekleniyor.
Bu yılki zirve, Hindistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşiyor ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin açılış konuşması yapması planlanıyor. Zirveye, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa'nın katılması bekleniyor. Ayrıca, çok sayıda gözlemci ülke ve uluslararası kuruluş temsilcisi de etkinlikte yer alacak. Zirve sonunda ortak bir bildiri yayınlanması öngörülüyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
BRICS zirvesi, küresel ekonomik dengeler açısından kritik bir dönemde toplanıyor. COVID-19 salgını sonrası toparlanma sürecinde, gelişmekte olan ülkeler artan borç yükü, enflasyon ve gıda güvenliği sorunlarıyla mücadele ediyor. Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar ve ticaret kısıtlamaları, BRICS ülkeleri arasında ortak hareket etme ihtiyacını güçlendiriyor. Özellikle Rusya'ya yönelik yaptırımlar, BRICS içinde alternatif ödeme sistemleri arayışını hızlandırdı.
Zirve, aynı zamanda genişleme tartışmalarını da gündeme getirebilir. Aralarında Arjantin, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülke, BRICS'e katılmaya ilgi gösteriyor. Genişleme, grubun küresel etkisini artırabilir ancak karar alma süreçlerini zorlaştırma riski taşıyor. Hindistan ve Brezilya'nın genişlemeye sıcak baktığı, Çin'in ise daha temkinli olduğu belirtiliyor.
Batılı ülkeler, BRICS'in yükselişini dikkatle izliyor. ABD ve Avrupa Birliği, BRICS'i doğrudan bir tehdit olarak görmese de, alternatif bir küresel yönetişim modeli olarak değerlendiriyor. Özellikle Çin'in BRICS içindeki liderlik arayışı, Batı için endişe kaynağı. Zirve, aynı zamanda Ukrayna savaşı ve Tayvan gerilimi gibi jeopolitik konuların da arka planda tartışılmasına sahne olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile ilişkilerini denge politikası çerçevesinde yürütüyor. 2018'de Johannesburg zirvesine katılan Türkiye, BRICS'e üyelik başvurusunda bulunmuş ancak henüz bir sonuç alınamamıştı. Türkiye, Batı ile ilişkilerindeki sorunlara rağmen, ekonomik iş birliğini çeşitlendirmek ve alternatif platformlarda yer almak istiyor. BRICS'in genişleme süreci, Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, Türkiye'nin NATO üyeliği ve AB ile Gümrük Birliği gibi Batı kurumlarıyla entegrasyonu, BRICS içindeki konumunu etkileyebilir. Zirve sonuçları, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika stratejisi açısından yakından takip edilmeli.