BRICS ülkeleri, 2025 yılı zirvesi için Hindistan'da bir araya geliyor. Zirve, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı ve küresel ekonomik zorlukların gölgesinde gerçekleşiyor. Hindistan'ın ev sahipliği yaptığı toplantı, genişleyen ittifakın Batı dışı bir dünya düzeni kurma çabalarının son halkası olarak görülüyor.
BRICS'in Genişleyen Gündemi
BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın 2009'da kurduğu bir platform olarak başladı. 2024'te İran, Mısır, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın katılımıyla üye sayısı 10'a çıktı. Bu yılki zirve, genişlemenin ardından ikinci büyük toplantı olma özelliği taşıyor.
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında küresel yönetişim reformu, alternatif ödeme sistemleri, enerji güvenliği ve gıda krizi yer alıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin açılış konuşmasında, "BRICS'in amacı Batı'ya karşı bir blok oluşturmak değil, adil bir uluslararası düzenin inşasına katkı sağlamak" ifadelerini kullanması bekleniyor. Ancak Batılı analistler, ittifakın giderek ABD liderliğindeki düzene meydan okuma aracına dönüştüğünü belirtiyor.
Zirvede, İran'ın nükleer programı ve Orta Doğu'daki savaş da masada olacak. İsrail'in ABD desteğiyle İran'a yönelik olası operasyonları, BRICS üyeleri arasında endişeyle izleniyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna savaşındaki tutumu ise Batı ile ilişkileri daha da geriyor. Zirve sonuç bildirgesinde, "tek taraflı yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğu" vurgusunun öne çıkması bekleniyor.
Küresel Ekonomik Zorluklar ve Alternatif Arayışlar
Dünya ekonomisi, yüksek enflasyon, borç krizi ve ticaret savaşlarıyla boğuşurken BRICS ülkeleri, alternatif finansal mekanizmalar kurma arayışını hızlandırdı. Yeni Kalkınma Bankası'nın (NDB) sermayesinin artırılması ve yerel para birimleriyle ticaretin yaygınlaştırılması zirvenin önemli başlıkları arasında. Çin ve Rusya, doların hakimiyetine son vermek için ortak bir dijital ödeme sistemi önerirken, Hindistan temkinli bir yaklaşım sergiliyor.
Enerji güvenliği de zirvenin odak noktalarından. Rusya'nın Avrupa'ya gaz sevkiyatını kesmesi, BRICS ülkeleri için yeni ticaret yolları ve enerji koridorları oluşturma ihtiyacını doğurdu. Hindistan, Orta Doğu ve Orta Asya'dan enerji ithalatını çeşitlendirirken, Çin de Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında yeni projeleri devreye alıyor. Zirvede, enerji arz güvenliği için ortak bir fon kurulması tartışılacak.
Gıda krizi ise gelişmekte olan ülkeleri derinden etkiliyor. Tahıl fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim değişikliği, BRICS üyeleri arasında tarımsal işbirliğini güçlendirme gerekliliğini ortaya koyuyor. Zirvede, tarım ürünleri ticaretinde gümrük duvarlarının düşürülmesi ve ortak bir gıda rezerv sistemi kurulması önerilecek.
Batı ile İlişkiler ve Jeopolitik Denge
BRICS zirvesi, Batı ile Doğu arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde toplanıyor. ABD ve AB, BRICS'in genişlemesini ve alternatif finansal sistem arayışlarını yakından izliyor. Özellikle İran ve Rusya'nın ittifak içindeki etkisi, Batı başkentlerinde rahatsızlık yaratıyor. Biden yönetimi, BRICS ülkelerine yönelik yaptırım tehditlerini sürdürürken, Çin ve Hindistan arasındaki sınır anlaşmazlıkları da ittifakın iç dinamiklerini zorluyor.
Zirvenin en dikkat çekici yanı, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkelerinin katılımı. Bu ülkeler, hem ABD ile güvenlik ilişkilerini sürdürüyor hem de BRICS içinde ekonomik işbirliğini derinleştiriyor. Hindistan, bu dengeli pozisyonu koruyarak hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. Modi'nin, zirve sonrası ABD'ye yapacağı ziyaret, bu dengenin test edileceği bir adım olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BRICS zirvesi, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika stratejisi açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, 2013'ten bu yana BRICS ile diyalog mekanizmalarında yer alıyor ve alternatif finansal yapılara ilgi gösteriyor. Rusya ve Çin ile enerji, ticaret ve savunma alanlarında işbirliğini genişleten Ankara, Batı ile ilişkilerini de koparmadan bu platformda yer almayı hedefliyor. Zirvede alınacak kararlar, özellikle yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif ödeme sistemleri konusunda Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca İran ve Rusya'nın izlediği politikalar, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengelerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor.