BRICS ülkeleri, uluslararası ticarette dolar bağımlılığını azaltmak amacıyla yerel para birimlerinin kullanımını artırmayı hedefliyor. Ancak son dönemdeki açıklamalar ve toplantılara rağmen, somut adımların atılması konusunda belirgin bir yavaşlık gözlemleniyor. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan BRICS bloğu, genişleme süreciyle birlikte küresel ekonomik dengelerde daha etkin olmayı amaçlıyor; fakat de-dolarizasyon konusundaki eylem planları henüz netlik kazanmış değil.
De-dolarizasyonun Arka Planı
BRICS liderleri, 2023 yılında Johannesburg'da düzenlenen zirvede, üye ülkeler arasındaki ticarette yerel para birimlerinin kullanılmasının teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu çağrı, özellikle Batı yaptırımlarına maruz kalan Rusya ve Çin tarafından güçlü şekilde dile getiriliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, doların küresel rezerv para birimi olarak hegemonyasının sona ermesi gerektiğini sık sık dile getiriyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ise yuanın uluslararasılaşması için adımlar atıyor. Ancak bu söylemlere rağmen, BRICS ülkeleri arasında yerel para kullanımını yaygınlaştıracak teknik altyapı ve finansal mekanizmalar henüz kurulmuş değil.
BRICS'in yeni üyeleri arasında yer alan İran, Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Etiyopya ve Arjantin gibi ülkelerin katılımıyla birlikte, blok daha geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Bu genişleme, de-dolarizasyon tartışmalarını daha da karmaşık hale getiriyor. Çünkü üye ülkelerin ekonomik yapıları, ticaret hacimleri ve para birimleri birbirinden oldukça farklı. Örneğin, Çin'in yuanı uluslararası alanda kısmen kabul görürken, İran riyali veya Etiyopya birri gibi para birimleri neredeyse hiçbir uluslararası likiditeye sahip değil. Bu durum, ortak bir para birimi veya takas mekanizması oluşturmayı zorlaştırıyor.
Öte yandan, BRICS ülkeleri arasında ticaretin yerel para birimleriyle yapılmasına yönelik bazı ikili anlaşmalar mevcut. Çin ve Rusya, 2014 yılından bu yana kendi para birimleriyle ticaret yapmayı teşvik ediyor. Hindistan ve Rusya arasında da ruble-rupi ticareti için görüşmeler sürüyor. Ancak bu anlaşmaların hacmi, toplam ticaret içinde oldukça küçük bir paya sahip. Ayrıca, bu tür mekanizmaların işlerliği için gerekli olan bankacılık altyapısı ve ödeme sistemleri henüz yeterince gelişmiş değil.
Küresel ve Bölgesel Boyut
De-dolarizasyon tartışmaları sadece BRICS ile sınırlı değil. Son yıllarda birçok ülke, doların küresel ticaretteki hakimiyetini dengelemek için alternatif arayışlara girdi. Özellikle ABD'nin tek taraflı yaptırımları ve doların silah olarak kullanılması, birçok ülkeyi yeni arayışlara itti. Çin, kendi sınır ötesi ödeme sistemini (CIPS) geliştirirken, Rusya da SPFS adlı bir alternatif sistem kurdu. Ancak bu sistemler, SWIFT'in yerini alacak kadar yaygın ve güvenilir değil.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, doların küresel rezervlerdeki payı son yirmi yılda kademeli olarak azalsa da hala %60'ın üzerinde. Euro %20 civarında, yuan ise %3'ün altında. Bu tablo, doların kısa vadede hakimiyetini kaybetmeyeceğini gösteriyor. De-dolarizasyon söylemleri, daha çok siyasi bir mesaj niteliği taşıyor ve ekonomik gerçeklerle örtüşmüyor.
BRICS ülkelerinin ortak bir para birimi çıkarma fikri ise henüz olgunlaşmış değil. Rusya'nın önerdiği 'BRICS parası' fikri, teknik ve siyasi engeller nedeniyle rafa kalkmış durumda. Üye ülkeler arasında ekonomik politikaların koordinasyonu zayıf ve her ülke kendi ulusal çıkarlarını önceliyor. Bu nedenle, de-dolarizasyon konusundaki açıklamalar, pratikte somut adımlara dönüşmekte zorlanıyor.
Sonuç olarak, BRICS'in de-dolarizasyon çağrıları, küresel ekonomik düzende çok kutupluluğa doğru bir eğilimi yansıtsa da, kısa vadede doların yerini alacak bir alternatif oluşturma ihtimali düşük. Tartışmalar daha çok sembolik düzeyde kalıyor ve eyleme geçiş sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile yakın ilişkiler geliştirme ve yerel para birimleriyle ticaret yapma konusunda istekli. Rusya ile doğal gaz ticaretinde ruble ve lira kullanımı için adımlar atıldı. Ancak Türkiye'nin ekonomik kırılganlıkları ve dolarizasyon eğilimi, bu tür girişimleri sınırlıyor. De-dolarizasyon tartışmaları, Türkiye'nin dış ticaretinde çeşitlendirme arayışlarına katkı sağlayabilir; fakat somut sonuçlar için daha fazla finansal altyapı ve istikrar gerekiyor. Türkiye, BRICS ile işbirliğini derinleştirirken Batı ile ilişkilerini de dengelemek zorunda.