Brezilya'da bu ayın başlarında yapılan ilk tur seçimlerde eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile mevcut Devlet Başkanı Jair Bolsonaro arasındaki yarış, ikinci tura kaldı. İlk turda Bolsonaro'nun oğlu Flávio Bolsonaro, Lula'yı 2,2 milyonun üzerinde oyla geçti; ancak yaklaşık 160 milyon seçmenden 33 milyondan fazlası sandığa gitmedi. Ülkenin geleceği kadar ABD'nin Latin Amerika üzerindeki etkisi de bu seçimin sonucundan etkilenecek.
Seçimin arka planı ve ilk tur sonuçları
Brezilya, 2 Ekim'de yapılan genel seçimlerin ardından 30 Ekim'de ikinci tur için sandık başına gidiyor. İlk turda hiçbir adayın yüzde 50'yi aşamaması nedeniyle en çok oy alan iki aday, Lula ve Bolsonaro, ikinci turda karşı karşıya gelecek. İlk tur sonuçlarına göre Lula yüzde 48,4, Bolsonaro ise yüzde 43,2 oranında oy aldı. Ancak dikkat çeken nokta, Bolsonaro'nun oğlu Flávio Bolsonaro'nun Lula'yı 2,2 milyonun üzerinde oyla geçmesi oldu. Bu sonuç, Bolsonaro ailesinin siyasi tabanının hala güçlü olduğunu gösteriyor. Öte yandan, kayıtlı seçmenlerin yaklaşık yüzde 21'ine denk gelen 33 milyondan fazla seçmenin sandığa gitmemesi, ikinci turun sonucunu belirleyebilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Seçim kampanyası, ekonomik kriz, yolsuzluk iddiaları ve Kovid-19 salgınının yönetimi gibi konular etrafında şekillendi. Lula, sosyal programları ve ekonomik eşitliği vurgularken, Bolsonaro güvenlik ve muhafazakar değerleri ön plana çıkardı. İlk turda Lula'nın beklenenin altında kalması, Bolsonaro'nun ise tahminlerin üzerinde oy alması, ikinci tur için yarışı daha da kızıştırdı.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'nin Latin Amerika politikası
Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi ve bölgesel bir güç olarak ABD için stratejik öneme sahip. Seçim sonucu, ABD'nin bölgedeki etkisi açısından da belirleyici olacak. Bolsonaro, görevde olduğu süre boyunca ABD ile yakın ilişkiler geliştirdi ve eski ABD Başkanı Donald Trump'a yakınlığıyla biliniyordu. Lula ise solcu kimliğiyle bölgesel entegrasyonu ve çok kutuplu bir dış politika izlemeyi vaat ediyor. ABD yönetimi, özellikle de Başkan Joe Biden, Bolsonaro'nun seçim sonuçlarını sorgulama ihtimalinden endişe duyuyor. Brezilya'da demokrasinin geleceği, ABD'nin bölgedeki itibarı ve etkinliği için de kritik bir sınav niteliğinde.
Latin Amerika'da son yıllarda sol rüzgarın güçlenmesi, ABD'nin bölgedeki etkisini azalttı. Şili, Kolombiya, Peru ve Arjantin gibi ülkelerde sol veya merkez-sol hükümetler iktidara geldi. Brezilya'da Lula'nın kazanması, bu eğilimi güçlendirecek ve bölgesel işbirliği mekanizmalarını canlandırabilecek. Öte yandan, Bolsonaro'nun zaferi, sağ popülist dalganın devamı anlamına gelecek ve ABD ile ilişkileri daha da sıkılaştırabilecek. Seçim ayrıca, küresel iklim politikaları açısından da önemli: Amazon yağmur ormanlarının korunması konusunda Lula ve Bolsonaro'nun tutumları farklı. Lula, ormansızlaşmayla mücadele sözü verirken, Bolsonaro döneminde Amazon'da ormansızlaşma rekor seviyelere ulaştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya seçimleri, doğrudan Türkiye'nin gündeminde olmasa da, küresel ekonomik ve jeopolitik dengeler açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Brezilya, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticari ortaklarından biri. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi. Seçim sonucu, Brezilya'nın dış ekonomi politikalarını ve dolayısıyla Türkiye ile ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, Brezilya'nın iklim politikaları, küresel enerji ve tarım piyasalarını etkileyerek Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir. Türkiye, bölgesel bir güç olarak Latin Amerika'da etkinliğini artırmak istiyor; Brezilya'daki siyasi istikrar ve dışa açıklık, bu açıdan önemli.