Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Pazar gecesi Çin ile Mercosur arasında bir ticaret anlaşması görüşmelerini hızlandırma konusunda mutabık kaldı. Bu karar, yıllardır Güney Amerika bloğunda bu tür bir anlaşmaya öncülük eden Brezilya için dikkate değer bir geri dönüş anlamına geliyor. İki lider, görüşmenin ardından yaptıkları ortak açıklamada, müzakerelerin ivme kazanacağını ve tarafların karşılıklı fayda sağlayacak bir çerçeve üzerinde çalışacağını belirtti. Bu gelişme, ABD'nin son dönemde uyguladığı agresif ticaret politikalarının küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendirdiği bir dönemde yaşanıyor.
Arka plan: Brezilya'nın direnişi ve değişen dinamikler
Brezilya, uzun süre Mercosur'un Çin ile ortak bir ticaret anlaşması yapmasına karşı çıkmıştı. Ülke, özellikle Arjantin ile birlikte, Güney Amerika'nın en büyük ekonomisi olarak bloğun kararlarında belirleyici rol oynuyordu. Brezilya'nın bu direnişinin arkasında, yerli sanayisini koruma isteği ve Çin'in ucuz ürünlerinin bölge pazarına girmesinden duyulan endişe yatıyordu. Ancak son yıllarda ABD'nin ticaret politikalarındaki değişim, özellikle Donald Trump yönetiminin çelik ve alüminyum gibi ürünlere getirdiği yüksek gümrük vergileri, Brezilya'yı ticaret ortaklarını çeşitlendirmeye itti. Brezilya'nın en büyük ticari ortaklarından biri olan Çin, buğday, et ve soya fasulyesi gibi tarım ürünlerinin en büyük alıcısı konumunda. Bu nedenle, Çin ile bir anlaşma Brezilya için hem ihracatını artırma hem de ABD'ye olan bağımlılığını azaltma fırsatı sunuyor.
Mercosur, 1991 yılında kurulan ve Brezilya, Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Venezuela'yı (Venezuela şu anda üyeliği askıya alınmış durumda) kapsayan bir Güney Amerika ekonomik bloğudur. Blok, kuruluşundan bu yana ortak bir dış ticaret politikası izlemeye ve üyeleri arasında serbest ticareti teşvik etmeye çalışıyor. Ancak Çin gibi büyük bir ekonomisiyle dış ticaret anlaşması yapmak, üyeler arasında farklı çıkarlar nedeniyle zorlu bir süreç olmuştur. Brezilya'nın bu konudaki tutumu, bloğun Çin ile müzakerelerini uzun süre bloke etti. Ancak son yıllarda Arjantin'in de değişen hükümetleriyle birlikte bu tür bir anlaşmaya daha sıcak bakması, Brezilya üzerinde baskı yarattı. Ayrıca, Çin'in Latin Amerika'daki artan yatırımları ve ticari nüfuzu, bölge ülkelerini Pekin ile daha yakın ilişkiler kurmaya teşvik ediyor.
İki liderin Pazar akşamı yaptığı görüşme, bu bağlamda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Görüşme sonrası yapılan açıklamada, tarafların müzakereleri hızlandırma konusunda mutabık kaldığı ve teknik ekiplerin önümüzdeki haftalarda bir araya gelerek ayrıntıları görüşeceği belirtildi. Anlaşmanın kapsamı henüz netleşmemiş olmakla birlikte, tarım ürünleri ve doğal kaynakların yanı sıra sanayi ürünleri ve hizmet ticaretini de içermesi bekleniyor. Çin, halihazırda Mercosur ülkelerinin en büyük ticaret ortağı; bu nedenle bir serbest ticaret anlaşması, mevcut ticaret hacmini daha da artırabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Latin Amerika'daki dengeler değişiyor
Bu gelişme, yalnızca Brezilya ve Çin arasındaki ticari ilişkileri etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda Latin Amerika'daki jeopolitik dengeleri de etkileyecek. ABD, uzun süredir Latin Amerika'yı kendi etki alanı olarak görmekte ve Çin'in bölgedeki artan varlığından endişe duymaktadır. Özellikle Trump döneminde ABD, Çin'in Latin Amerika'daki yatırımlarını engellemeye çalıştı. Ancak Brezilya'nın bu kararı, ABD'nin baskılarına rağmen Çin'in bölgedeki nüfuzunun güçlendiğinin bir göstergesi olarak okunabilir. Ayrıca, anlaşmanın Mercosur'un diğer üyeleri (Uruguay, Paraguay ve Arjantin) üzerinde de etkileri olacak. Uruguay yıllardır Mercosur'un üçüncü ülkelerle anlaşma yapma özgürlüğünün kısıtlanmasından şikayetçiydi; bu anlaşma Uruguay'ın bu yöndeki taleplerini de karşılayabilir.
Küresel ölçekte ise bu gelişme, ABD-Çin ticaret savaşının bir sonucu olarak Çin'in alternatif ticaret ortaklıkları kurma stratejisinin bir parçası. Çin, son yıllarda özellikle Afrika ve Latin Amerika'da birçok ülke ile serbest ticaret anlaşması imzaladı. Bu hamleler, ABD'nin ticaret korumacılığına karşı bir denge unsuru oluşturma amacı taşıyor. Brezilya-Çin-Mercosur anlaşması, aynı zamanda Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Latin Amerika'daki altyapı projelerine yaptığı yatırımlarla da uyumlu olabilir. Bu durum, ABD'nin bölgedeki ekonomik ve jeopolitik etkisini azaltabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel ticaret akışlarındaki değişim açısından önemlidir. Türkiye, son yıllarda benzer şekilde ABD'nin ticaret politikalarından etkilenmiş ve ticaret ortaklarını çeşitlendirme yoluna gitmiştir. Brezilya ve Mercosur, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticaret hacmini artırmak istediği bölgelerden biridir. Ancak Çin ile Mercosur arasında yapılacak bir anlaşma, Türkiye'nin bölgedeki tarım ve gıda ihracatı için rekabeti artırabilir. Öte yandan, bu tür anlaşmaların küresel ticaret kurallarını şekillendirmesi, Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü gibi platformlarda izlediği politikalar açısından da bağlayıcı olabilir. Ayrıca, ABD'nin korumacı politikalarına karşı Çin ve diğer ülkelerle anlaşmaların artması, Türkiye'nin de benzer arayışlara girmesi için bir örnek teşkil edebilir; ancak Türkiye, kendi çıkarları doğrultusunda dengeli bir politika izlemelidir.