Financial Times ve Nikkei'nin ortaklaşa hazırladığı 'Küresel Şirketler için En İyi Şehirler' sıralamasında Boston, yüksek maliyetlere rağmen birinci sıraya yükseldi. Massachusetts eyaletinin başkenti, sahip olduğu entelektüel sermaye, yenilikçi ekosistem ve yüksek yaşam kalitesiyle uluslararası şirketlerin nitelikli işgücü arayışında en çok tercih ettiği merkez haline geldi.
Gelişmenin arka planı: Yetenek savaşında Boston'un yükselişi
FT-Nikkei endeksi, küresel şirketlerin yeni yatırım bölgeleri belirlerken dikkate aldığı faktörleri temel alıyor. Boston'un zirveye çıkmasındaki en önemli etken, Harvard ve MIT gibi dünyanın önde gelen üniversitelerine ev sahipliği yapması. Bu kurumlar, şehre sürekli bir nitelikli işgücü akışı sağlarken, aynı zamanda Ar-Ge yatırımlarını da cezbediyor.
Şehirdeki yaşam maliyeti ABD ortalamasının oldukça üzerinde olmasına karşın, şirketler Boston'u tercih etmeye devam ediyor. Bunun başlıca nedeni, yüksek verimlilik ve inovasyon potansiyeli. Özellikle biyoteknoloji, yapay zeka ve fintech sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar, Boston'un sağladığı profesyonel ağlara ve yetenek havuzuna erişmek için yüksek maliyetleri göze alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rekabet kızışıyor
Boston'un birinciliği, küresel yetenek savaşının yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Daha önce düşük maliyet ve vergi avantajlarıyla öne çıkan Singapur ve Dublin gibi şehirler, bu kez entelektüel sermaye açısından Boston'un gerisinde kaldı. Sıralamada New York ikinci, San Francisco ise üçüncü sırada yer aldı.
Londra'nın Brexit sonrası belirsizliklerle mücadele ettiği bir dönemde, Avrupa şehirleri arasında Berlin ve Zürih öne çıkarken, Asya'dan Tokyo ve Seul de ilk 10'a girmeyi başardı. Bu durum, küresel şirketlerin artık sadece maliyet odaklı değil, aynı zamanda yetenek ve inovasyon ekosistemine erişim açısından da şehirler arasında seçim yaptığını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerinin küresel yetenek çekme kapasitesini sorgulamasına yol açmalı. Türkiye, genç ve dinamik nüfusuyla önemli bir potansiyele sahip olmakla birlikte, Ar-Ge yatırımları, üniversite-sanayi iş birliği ve yaşam kalitesi gibi alanlarda Boston gibi şehirlerin gerisinde kalıyor. Küresel şirketlerin Türkiye'ye yatırım yapmasını teşvik etmek için nitelikli işgücü yetiştirme, inovasyon teşvikleri ve kentsel dönüşüm gibi adımlar atılması gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye, yetenek savaşında geri planda kalma riskiyle karşı karşıya.