Eski Goldman Sachs ortağı ve Columbia Business School profesörü Abby Joseph Cohen, küresel piyasalardaki yüksek hisse senedi değerlemelerinin yatırımcıların gözden kaçırdığı önemli riskler taşıdığı uyarısında bulundu. Cohen, ABD istihdam verilerindeki zayıflamanın ve işgücü piyasasındaki dengesizliklerin, borsadaki iyimserliğin altında yatan kırılganlıkları ortaya çıkardığını belirtti. Uzman isim, Bloomberg Money programında yaptığı değerlendirmede, mevcut fiyat/seviye oranlarının tarihsel ortalamaların üzerinde seyretmesine rağmen, yatırımcıların faiz politikaları ve enflasyon gibi makroekonomik göstergeleri yeterince dikkate almadığını ifade etti.
Değerlemelerin şişkinlik seviyesi ve işgücü piyasası sinyalleri
Cohen'e göre, özellikle teknoloji ağırlıklı endekslerde görülen yüksek katsayılar, şirket kârlarındaki büyümeyle tam olarak örtüşmüyor. Geçtiğimiz yıl ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim beklentileriyle yükselen piyasalar, son aylarda işsizlik oranındaki yükseliş ve düşen işe alım hızı nedeniyle yeniden değerlendirme sinyalleri veriyor. Cohen, bunun sadece ABD için değil, küresel düzeyde bir endişe kaynağı olduğunu vurguluyor. Özellikle Çin ve Avrupa Birliği'nden gelen düşük büyüme verilerinin, gelişmiş ülke hisse senetlerine olan talebi etkileyebileceğini söylüyor. Ayrıca, kurumsal yatırımcılar arasında artan nakit pozisyonları, piyasalarda bir düzeltme beklentisinin güçlendiğini gösteriyor.
Cohen, yatırımcıların portföy çeşitlendirmesine daha fazla önem vermesi gerektiğini savunuyor. Geçmişteki teknoloji balonu ve 2008 finansal krizinden çıkarılması gereken dersler olduğunu belirten uzman, risk yönetimi stratejilerinin güncellenmesi çağrısı yapıyor. Yine de, paniğe kapılmadan ancak dikkatli olunması gerektiğini ekliyor.
Küresel ekonomi ve piyasalara etkisi
Bu uyarı, küresel ekonominin resesyon endişeleriyle boğuştuğu ve merkez bankalarının para politikalarını gevşetmeye hazırlandığı bir döneme denk geliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki borç yükü ve düşük emtia fiyatları, yatırımcıların risk iştahını baskılıyor. Cohen'in değerlemeler konusundaki uyarısı, sadece bireysel yatırımcılar için değil, kurumsal fon yöneticileri ve politika yapıcılar için de önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. ABD'de beklenenden düşük gelen istihdam verileri, Fed'in faiz indirimlerini hızlandırabileceği yönündeki spekülasyonları artırırken, bu durum tahvil piyasaları ve döviz kurlarında oynaklığı tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel hisse senedi piyasalarındaki bu oynaklık, Türkiye gibi gelişmekte olan ülke borsalarını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Türk yatırımcılar, portföylerinde bulunan ABD hisseleri veya ABD'ye ihracat yapan şirketler aracılığıyla bu dalgalanmalara maruz kalıyor. Ayrıca, Fed faiz politikalarındaki değişiklikler, TL'nin değerini etkileyerek iç piyasa istikrarını zorlayabilir. Bu nedenle, Cohen'in uyarıları, Türkiye'deki bireysel ve kurumsal yatırımcıların risk yönetimini gözden geçirmesi için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.