Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Euronews'e verdiği röportajda Donald Trump yönetiminin İran ile yaptığı anlaşmayı sert bir dille eleştirdi. Bolton, Trump'ın petrol fiyatlarını düşürme hedefi uğruna Washington'un stratejik avantajını kaybettiğini ve Tahran'ın tam olarak istediği anlaşmayı elde ettiğini savundu. 'Trump, İran'ı keman gibi çaldı' ifadesini kullanan Bolton, eski başkanın müzakere sürecinde ciddi hatalar yaptığını iddia etti.
Anlaşmanın perde arkası
Bolton'a göre Trump yönetimi, İran'ın nükleer programına yönelik kapsamlı bir anlaşma yerine, sadece petrol fiyatlarını düşürmeye odaklanan sınırlı bir mutabakata imza attı. Bu yaklaşım, ABD'nin İran üzerindeki baskı araçlarını etkisiz hale getirdi ve Tahran'a bölgedeki faaliyetlerini sürdürme konusunda serbestlik tanıdı. Bolton, 'Washington, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek yerine, kısa vadeli ekonomik kazançlar peşinde koştu' dedi.
Eski danışman, Trump'ın kişisel olarak anlaşmaya büyük önem verdiğini ve hatta Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun itirazlarına rağmen süreci hızlandırdığını aktardı. Bolton, 'Bu, ABD dış politikasında nadir görülen bir zafiyetti. Müzakere masasında tüm kozlarımızı kaybettik' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel yankılar
Bolton'ın eleştirileri, İran'ın nükleer programının yeniden uluslararası gündeme gelmesiyle aynı döneme denk geldi. Tahran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırırken, Batılı ülkeler yeni yaptırımlar hazırlığında. Bolton, Trump döneminde elde edilen anlaşmanın İran'a 'zaman kazandırdığını' ve bu sürede nükleer altyapısını güçlendirdiğini öne sürdü. Uzmanlar, anlaşmanın bölgedeki dengeleri değiştirdiğini ve Suudi Arabistan ile İsrail gibi ülkelerde ciddi endişelere yol açtığını belirtiyor.
Bolton'ın açıklamaları, ABD'de başkanlık seçimleri öncesinde dış politika tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Demokratlar Trump'ı 'İran'a teslimiyetle' suçlarken, Cumhuriyetçi cephede de derin bölünmeler yaşanıyor. Orta Doğu'da ise İran'ın etkisi artarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler yeni ittifak arayışlarını hızlandırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ithalatında Tahran'a bağımlılığı nedeniyle bu anlaşmanın sonuçlarından doğrudan etkileniyor. Ankara, ABD ile İran arasındaki gerilimin azalmasını tercih etse de, Trump döneminde yapılan anlaşmanın Türkiye'nin enerji güvenliğine kısa vadede olumlu yansıdığı söylenebilir. Ancak Bolton'ın eleştirileri, anlaşmanın sürdürülebilir olmadığını ve yeni bir kriz potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Türk dış politikası, hem ABD hem de İran'la ilişkilerini dengelemek zorunda kalırken, olası yeni yaptırımların bölgesel istikrarı tehdit etmesi Ankara için önemli bir risk oluşturuyor.