Commonwealth Oyunları'nda yaşanan tartışmalı bir boks finali, spor dünyasında yapay zekânın hakemlikteki rolünü yeniden gündeme getirdi. Nijerya asıllı İngiliz boksör Dimeji Shittu, altın madalya mücadelesinde ev sahibi ülkenin sporcusuna kaybetti ancak yorumcular ve izleyiciler, kararın haksız olduğunu ve Shittu'nun adeta 'soyulduğunu' iddia etti. Bu olay, spor müsabakalarında insan hatasını en aza indirmek için yapay zekâ destekli hakemlik sistemlerinin kullanılması fikrini yeniden alevlendirdi. Peki, yapay zekâ hakemler gerçekten çözüm mü?
Shittu'nun Final Maçında Yaşananlar
Birmingham'da düzenlenen 2022 Commonwealth Oyunları'nda, hafif ağır sıklet kategorisinde mücadele eden Dimeji Shittu, finalde İngiliz rakibi karşısında ringe çıktı. Maç boyunca üstün bir performans sergileyen Shittu, rahat kazanacağı düşünülen bir karşılaşmada, hakemlerin verdiği skorlarla mağlup ilan edildi. Kararın ardından yorumcular, eski boksörler ve spor otoriteleri, Shittu'nun 'soyulduğu' konusunda hemfikir oldu. Özellikle üçüncü rauntta attığı etkili yumrukların puanlanmadığı, rakip boksörün pasif kaldığı rauntların bile lehine yazıldığı belirtildi.
Bu durum, boks gibi subjektif değerlendirmelere açık sporlarda adaletin sağlanması için teknolojik çözümlerin kaçınılmaz olduğu yönündeki tartışmaları yeniden başlattı. Daha önce amatör boksta 2016 Rio Olimpiyatları'nda da benzer skandallar yaşanmış, ardından puanlama sistemi gözden geçirilmişti. Ancak bu kez önerilen çözüm, yapay zekâ tabanlı bir puanlama sistemi. Bu sistem, maç sırasında boksörlerin hareketlerini, yumruk isabetlerini ve etkilerini anlık olarak analiz ederek hakemlere yardımcı olmayı amaçlıyor.
Yapay Zekâ Hakemlikte Nasıl Kullanılabilir?
Yapay zekâ, spor müsabakalarında giderek daha fazla kullanılıyor. Özellikle tenis, futbol ve kriket gibi sporlarda VAR veya hawk-eye gibi sistemler hakem kararlarını destekliyor. Boks için önerilen sistemler ise, kameralar ve sensörler aracılığıyla boksörlerin hareketlerini üç boyutlu olarak izleyip, yumrukların isabet oranını, gücünü ve sayıya değer olup olmadığını belirleyebiliyor. Bu veriler, hakemlerin daha bilinçli karar vermesine yardımcı olabilir. Ancak uzmanlar, yapay zekânın tamamen hakemlerin yerini almasının şu an için mümkün olmadığını, çünkü boksun sadece teknik değil, aynı zamanda strateji ve taktik içerdiğini ve bazı durumlarda niyetin de önemli olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, yapay zekâ teknolojisi henüz olgunlaşmamış durumda ve sporun doğasına uygun bir şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Uluslararası Boks Birliği (IBA) ve Commonwealth Oyunları Federasyonu, bu tür sistemlerin kullanımına sıcak bakıyor olsa da, bunun için kapsamlı testler ve standartların belirlenmesi şart. Aksi takdirde, yapay zekânın da hatalı kararlar verebileceği ve sporun ruhuna aykırı bir şekilde her şeyi sayısallaştırabileceği endişesi bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tartışma, yalnızca İngiltere veya Commonwealth ülkelerini ilgilendiren bir konu değil. Dünya genelinde boksun popüler olduğu ülkelerde, özellikle amatör turnuvalarda hakem kararlarına yönelik şikayetler sıkça gündeme geliyor. Özellikle Olimpiyat Oyunları gibi büyük organizasyonlarda yaşanan tartışmalı kararlar, sporun güvenilirliğini zedeliyor. Yapay zekâ destekli hakemlik, bu güveni yeniden tesis edebilir ancak aynı zamanda sporun öznel ve kültürel yönlerini de göz ardı edebilir. Örneğin, bazı boks okulları agresif stili öne çıkarırken, bazıları savunmaya dayalı bir anlayışa sahip. Yapay zekâ bu farklılıkları ne kadar değerlendirebilir? Bu sorular, teknolojinin spora entegrasyonunda dikkate alınması gereken kritik noktalar olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, boks sporunda güçlü bir gelenek ve başarıya sahip. Uluslararası arenada madalya alan birçok Türk boksör bulunuyor. Bu bağlamda, hakem kararlarının adil olması, Türk sporcuların emeklerinin karşılığını alması açısından büyük önem taşıyor. Yapay zekâ destekli hakemlik sistemlerinin geliştirilmesi, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası turnuvalarda daha adil sonuçlar çıkmasını sağlayabilir. Türkiye Boks Federasyonu'nun bu teknolojileri yakından takip etmesi ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapması, Türk sporcuların mağduriyet yaşamaması için kritik bir adım olacaktır.