Japonya Merkez Bankası (BOJ) yönetim kurulu üyesi Naoki Tamura, ülkenin artan enflasyon baskılarıyla başa çıkabilmek için faiz oranlarının her birkaç ayda bir yükseltilmesi gerektiğini savundu. Tamura, bu açıklamalarıyla BOJ içindeki şahin (sıkı para politikası yanlısı) kanadın sesi oldu. Tamura'nın yorumları, Japonya'da uzun yıllar süren düşük enflasyon ve sıfıra yakın faiz politikasının ardından gelen normalleşme sürecine dair önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
BOJ, geçtiğimiz yıl Mart ayında faiz oranlarını negatif bölgeden çıkarmış ve kısa vadeli faizi yüzde 0-0,1 aralığına yükseltmişti. Ardından Temmuz ayında faizi yüzde 0,25'e çıkaran banka, son olarak geçen ay yaptığı toplantıda faizi yüzde 0,5'e yükselterek 2008'den bu yana en yüksek seviyeye taşıdı. Tamura, bu adımların yeterli olmadığını, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesi halinde faiz artışlarının hızlandırılması gerektiğini belirtti. Japonya'da çekirdek enflasyon son aylarda yüzde 2,5-3 seviyelerinde seyrediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BOJ'un faiz artırımları, küresel piyasalarda yakından takip ediliyor. Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olmasının yanı sıra, düşük faiz politikasıyla uzun yıllar 'taşıma ticareti' (carry trade) işlemlerinin merkezi olmuştu. Faiz artırımları, Japon yeni üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, gelişmekte olan ülke para birimleri ve küresel hisse senedi piyasaları üzerinde dalgalanmaya neden oluyor. Tamura'nın şahin duruşu, Japonya'nın artık deflasyonla değil, enflasyonla mücadele ettiğinin bir göstergesi. Uzmanlar, BOJ'un bu yıl faizleri yüzde 1 seviyesine kadar çıkarabileceğini öngörüyor. Ancak bu süreç, ABD Merkez Bankası Fed'in faiz indirimlerine gitmesi halinde karmaşıklaşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BOJ'un faiz artırımları, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına yol açabileceği için Türkiye ekonomisi açısından da risk oluşturuyor. Japon yeni cinsinden borçlanan yatırımcılar, artan faizlerle birlikte pozisyonlarını kapatarak TL gibi yüksek getirili varlıklardan çıkabilir. Bu durum, kısa vadede Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan, BOJ'un sıkılaşma adımları küresel enflasyonu dizginlemeye yardımcı olursa, Türkiye'nin ithalat maliyetleri ve enerji fiyatları üzerinde olumlu etki görülebilir. Türkiye'nin ihracat pazarları açısından Japonya'da canlı talebin korunması önem taşıyor.