ABD'li uçak üreticisi Boeing'in Çin'e 200 adet uçak satışını kapsayan ve yaklaşık 20 milyar dolar değerinde olduğu tahmin edilen anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında bu ay sonunda Washington'da yapılması planlanan görüşmeye bağlı hale geldi. Sektör kaynaklarına göre, Xi Jinping'in Washington ziyareti sırasında Boeing 747 tipi bir jumbo jet ile Pasifik'i aşması bekleniyor; ancak bu ziyaretin asıl kritik yönü, ABD'li uçak üreticisinin Çin pazarındaki geleceğini belirleyecek olması.
Anlaşmanın arka planı ve ticaret savaşları
Çin hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2017 yılında Pekin'e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında 200 adet Boeing uçağı satın almayı kabul etmişti. O dönemde imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki ticaret açığını dengeleme çabasının bir parçası olarak sunulmuştu. Ancak 2018'de başlayan ve karşılıklı gümrük tarifeleriyle derinleşen ticaret savaşı, bu devasa siparişin hayata geçmesini fiilen askıya aldı. Çin, Boeing uçaklarına yönelik alımlarını durdururken, ABD de Çin menşeli ürünlere yönelik yaptırımlarını artırdı.
Boeing için Çin pazarı, dünyanın en hızlı büyüyen havacılık pazarlarından biri olarak stratejik önem taşıyor. Şirket, önümüzdeki 20 yıl içinde Çin'in yaklaşık 7 bin 700 yeni uçak satın alacağını ve bunun toplam değerinin 1,2 trilyon doları bulacağını öngörüyor. Bu nedenle 200 uçaklık anlaşma, sadece kısa vadeli bir satış değil, aynı zamanda Boeing'in Çin pazarındaki uzun vadeli varlığını güvence altına alacak bir adım olarak görülüyor. Avrupalı rakibi Airbus ise Çin'de genişleme stratejisini sürdürerek Tianjin'deki montaj hattını büyütmüş durumda. Boeing'in siparişi askıya alınması, Airbus'a pazar payını artırma fırsatı yarattı.
Trump-Xi görüşmesi ve jeopolitik boyut
Washington'da yapılacak Trump-Xi görüşmesi, yalnızca ticaret anlaşmasını değil, aynı zamanda teknoloji transferi, fikri mülkiyet hakları ve Kuzey Kore gibi bölgesel güvenlik konularını da kapsayacak. Çin'in Boeing siparişini yeniden gündeme getirmesi, ticaret müzakerelerinde elini güçlendirecek bir koz olarak değerlendiriliyor. ABD yönetimi ise Çin'in yapısal ekonomik reformlar yapması ve tarife dışı engelleri kaldırması konusunda ısrarcı. Görüşmeden somut bir sonuç çıkmaması halinde, Boeing'in siparişi yalnızca askıya alınmış olarak kalmayacak; aynı zamanda ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgasının fitili ateşlenebilecek.
Uzmanlar, Xi'nin Washington ziyaretinin sembolik önemine dikkat çekiyor. Xi'nin Boeing 747 ile seyahat etmesi, ABD-Çin ilişkilerinde normalleşme mesajı olarak yorumlanabilir. Ancak ticaret savaşının derinleşmesi ve teknoloji alanındaki rekabetin artması, bu tür jestlerin ötesinde yapısal sorunların çözülmesini gerektiriyor. Boeing anlaşması, iki ülke arasındaki ekonomik bağımlılığın hala güçlü olduğunu gösterse de, siyasi irade olmadan bu bağımlılığın ticari fırsata dönüşmesi zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Boeing-Çin anlaşmasının Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı olsa da, küresel ticaret savaşlarının seyri Türk ekonomisi ve havacılık sektörü için dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türk Hava Yolları, hem Boeing hem de Airbus filolarına sahip olup, olası bir ticaret anlaşması uçak fiyatlarını ve teslimat takvimlerini etkileyebilir. Ayrıca ABD-Çin geriliminin yumuşaması, küresel tedarik zincirlerinde istikrar sağlayarak Türkiye'nin ihracat pazarlarını olumlu yönde etkileyebilir. Ancak anlaşmanın gerçekleşmemesi, jeopolitik riskleri artırarak Türkiye gibi yükselen piyasalar için sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir.