Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, yapay zeka teknolojilerinin mevcut denetim mekanizmalarını geride bıraktığını belirterek, özellikle çocukların korunması amacıyla acilen küresel düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. Guterres, Asya-Pasifik bölgesinde düzenlenen bir ekonomik forumda yaptığı konuşmada, yapay zekanın eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda fırsatlar sunduğunu ancak aynı zamanda özellikle çocuklar için ciddi riskler taşıdığını vurguladı. BM lideri, hükümetleri, teknoloji şirketlerini ve sivil toplumu, yapay zekanın etik kullanımını sağlayacak bağlayıcı bir çerçeve oluşturmaya çağırdı.
Yapay zekanın denetimsiz yükselişi
Guterres, konuşmasında yapay zekanın bugüne kadarki en hızlı benimsenen teknoloji olduğunu ancak bu hızlı yayılımın beraberinde denetim eksikliğini getirdiğini söyledi. Özellikle sosyal medya algoritmaları, otonom karar alma sistemleri ve yüz tanıma gibi uygulamaların çocukların mahremiyetini ihlal edebildiğini, onları zararlı içeriklere maruz bırakabildiğini ve hatta istismar amacıyla kullanılabildiğini belirtti. Guterres, "Yapay zeka potansiyel olarak eğitimi dönüştürebilir, ancak aynı zamanda dijital uçurumu derinleştirme riski de taşıyor. Çocukları korumak için proaktif adımlar atmalıyız" dedi.
Küresel çapta düzenleme çağrısı
BM Genel Sekreteri, ulusal düzenlemelerin yetersiz kaldığını ve yapay zekanın sınır tanımayan doğası nedeniyle küresel bir çerçeveye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu bağlamda, 2025 yılında yapılması planlanan Dünya Zirvesi'nde yapay zeka yönetişimine ilişkin somut adımlar atılmasını umduğunu belirtti. Guterres, teknoloji şirketlerine de çağrıda bulunarak, ürünlerini tasarlarken çocuk güvenliğini önceliklendirmelerini istedi. "Çocukların verileri, yapay zeka modellerini eğitmek için gelişigüzel kullanılmamalı. Bu, etik bir zorunluluktur" diye ekledi.
BM'nin bu çağrısı, dünya genelinde yapay zeka düzenlemelerine yönelik artan bir ilgiyle karşılanıyor. Avrupa Birliği, geçtiğimiz yıl kabul ettiği Yapay Zeka Yasası ile risk temelli bir yaklaşım benimserken, ABD ve Çin de kendi düzenleme çalışmalarını yürütüyor. Ancak uzmanlar, gelişmekte olan ülkelerin bu düzenlemelerin dışında kaldığını ve küresel bir uyumun sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'nin yapay zeka düzenlemeleri çağrısı, Türkiye için hem fırsatlar hem de sorumluluklar barındırıyor. Türkiye, son yıllarda yapay zeka alanında önemli yatırımlar yaparken, özellikle Milli Yapay Zeka Stratejisi (2021-2025) ile bu alanda bir yol haritası belirledi. Ancak küresel bir çerçevenin olmaması, Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda rekabet ederken farklı düzenlemelerle karşılaşmasına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'de çocukların dijital güvenliğine ilişkin mevcut yasaların yapay zeka boyutunu kapsayacak şekilde güncellenmesi gerekebilir. BM'nin çağrısı, Türkiye'nin bu alanda proaktif bir tutum sergileyerek hem iç düzenlemelerini güçlendirmesi hem de küresel müzakerelerde etkin bir rol oynaması için bir fırsat sunuyor.