Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Misyonu (HRMMU), Ukrayna'da Temmuz ayında en az 437 sivilin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 610 kişinin yaralandığını açıkladı. Bu rakamlar, Mayıs 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek aylık sivil kayıp sayısına işaret ediyor. Misyon, sivil kayıplarındaki bu artışın özellikle Rusya'nın saldırılarını yoğunlaştırdığı bölgelerde, hava bombardımanları ve topçu atışlarından kaynaklandığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
BM İnsan Hakları İzleme Misyonu'nun raporuna göre, Temmuz ayı boyunca Ukrayna genelinde sivil kayıpları endişe verici şekilde arttı. Misyon, 1-31 Temmuz tarihleri arasında en az 437 sivilin öldüğünü, 2 bin 610 kişinin ise yaralandığını doğruladı. Bu sayılar, Şubat 2022'de başlayan savaşın ilk aylarından bu yana en yüksek aylık sivil ölüm sayısı olarak kayıtlara geçti. Raporda, ölümlerin büyük bölümünün Rusya'nın kontrolündeki bölgelerde meydana geldiği, ancak Ukrayna kontrolündeki bölgelerde de ciddi kayıplar yaşandığı ifade ediliyor.
Birleşmiş Milletler, sivil kayıplarındaki artışın nedenleri arasında, Rusya'nın özellikle Harkiv, Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde yoğunlaşan hava saldırıları ve topçu bombardımanlarını gösteriyor. Ayrıca, Ukrayna ordusunun karşı saldırıları sırasında da sivil kayıplar yaşandığı belirtiliyor. Misyon başkanı, savaşın her iki tarafının da uluslararası insancıl hukuk kurallarına uyması gerektiğini vurgulayarak, sivillerin korunması için acil adımlar atılması çağrısında bulundu.
Raporda, çocukların ve yaşlıların orantısız şekilde etkilendiği, ölenlerin en az 20'sinin çocuk olduğu bilgisi yer alıyor. Ayrıca, mayıs ayından bu yana sivil kayıpların sürekli arttığına dikkat çekiliyor; Haziran ayında 350 sivil ölmüştü. Uzmanlar, bu artışın Rusya'nın savaş stratejisini değiştirmesinden kaynaklandığını, özellikle şehir merkezlerine yönelik saldırıların yoğunlaştığını ifade ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Ukrayna'da sivil kayıplarının artması, uluslararası toplumun dikkatini bir kez daha savaşın insani boyutuna çekiyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, raporun ardından yaptığı açıklamada, sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu ve taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısında bulundu. ABD ve Avrupa Birliği yetkilileri de benzer ifadeler kullandı; Rusya'ya yönelik yaptırımların artırılması gerektiğini savunan sesler yükseliyor.
Bu gelişme, savaşın uzaması ve tırmanması ihtimalini güçlendiriyor. Rusya'nın, Ukrayna'nın doğusundaki ilerleyişini sürdürmesi ve sivil kayıpları göze alması, diplomatik çözüm çabalarını da zora sokuyor. Ayrıca, savaşın enerji krizi ve gıda güvenliği gibi küresel etkileri devam ederken, sivil kayıpların artması uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. NATO ülkeleri, Ukrayna'ya askeri desteğin artırılması konusunda yeniden değerlendirme yapıyor; ancak bu durum, Rusya ile doğrudan bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor.
Sivil kayıplardaki artış, aynı zamanda Ukrayna halkının savaşa yönelik algısını da etkiliyor. Uzmanlar, yüksek sivil kayıpların Ukrayna'nın moralini bozabileceği gibi, direnişi de güçlendirebileceğini belirtiyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi gibi kuruluşlar, insani yardımların ulaştırılmasında güçlükler yaşandığını ve sivil altyapının büyük zarar gördüğünü raporluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başlangıcından bu yana hem Rusya hem de Ukrayna ile dengeli bir diplomasi yürütüyor. Sivil kayıpların artması, Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerini olumsuz etkileyebilir; ancak Ankara, insani krizin derinleşmemesi için tahıl koridoru gibi girişimlerini sürdürüyor. Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenliği açısından savaşın uzaması, tehdit algısını artırıyor. Türkiye, insani yardım çabalarına katkıda bulunurken, NATO içindeki konumu gereği Rusya ile ilişkilerini de dengelemek zorunda. Bu bağlamda, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde tansiyonu düşürmek için daha aktif bir rol üstlenmesi beklenebilir.