CENEV, 18 Eylül - Birleşmiş Milletler insan hakları ofisi tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, Ukrayna savaşında Rus kuvvetleri sivillere ve savaş esirlerine karşı yaygın cinsel şiddet uyguladı; toplu tecavüz ve cinsel organlara elektrik şoku gibi işkence yöntemlerine başvuruldu. Raporda, Ukrayna makamlarının da daha az sayıda ihlalden sorumlu olduğu belirtildi. BM İnsan Hakları İzleme Misyonu'nun hazırladığı rapor, işgal altındaki bölgelerde ve Rusya'da gözaltında tutulan Ukraynalı siviller ile savaş esirlerinin maruz kaldığı sistematik cinsel şiddeti gözler önüne seriyor.
Raporun Arka Planı ve İhlallerin Ayrıntıları
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından hazırlanan rapor, Şubat 2022'de Rusya'nın geniş çaplı işgalinin başlamasından bu yana kaydedilen cinsel şiddet vakalarını kapsıyor. Misyon, özellikle Herson, Zaporijya, Kiev, Çernihiv ve Sumi bölgelerinde işgal sırasında yaşanan olayları belgeledi. Rapora göre, Rus askerleri tarafından gerçekleştirilen ihlaller arasında toplu tecavüz, cinsel organlara elektrik verme, tehdit ve zorla çıplak bırakma gibi eylemler yer alıyor. Kurbanlar arasında kadınlar, erkekler ve çocuklar bulunuyor. Bazı vakalarda aile üyelerinin gözü önünde tecavüz edildiği, bazılarında ise kurbanların saatlerce cinsel köleliğe zorlandığı aktarılıyor.
Rapor, Rusya'nın kontrolündeki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulan Ukraynalı savaş esirlerine yönelik cinsel şiddetin de sistematik hale geldiğini ortaya koyuyor. Erkek esirlere yönelik cinsel organlara elektrik şoku verilmesi, zorla genital bölgenin kesilmesi gibi işkencelerin yanı sıra tecavüz ve cinsel istismar vakaları kaydedildi. BM misyonu, bu tür ihlallerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini vurguluyor. Ancak rapor, delillerin sınırlı olması nedeniyle kesin fail sayısını belirtmekten kaçınıyor; yalnızca doğrulanmış vakalar üzerinden bir değerlendirme sunuyor.
Ukrayna güçlerinin de daha az sayıda olsa da cinsel şiddet vakalarına karıştığı iddia ediliyor. Raporda, Ukrayna askerlerinin işgal altındaki bölgelerden tahliye edilen kadınlara veya gözaltındaki Rus savaş esirlerine yönelik bireysel ihlalleri belgelendi. BM, Ukrayna hükümetini bu vakaları soruşturmaya ve failleri yargılamaya çağırdı. Ukrayna makamları daha önce bazı askerler hakkında soruşturma başlatmış olsa da, bağımsız gözlemciler cezasızlığın sürdüğünü belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Rapor, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından yürütülen soruşturmalar için önemli bir kanıt dosyası oluşturuyor. UCM Başsavcısı Kerim Han, daha önce Ukrayna'daki cinsel şiddet vakalarını öncelikli soruşturma konusu ilan etmişti. BM raporu, bu suçların sistematik ve yaygın olduğunu göstererek, bireysel faillerin yanı sıra komuta zincirindeki sorumluların da hesap vermesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, raporun yayımlanmasının ardından Rusya'nın derhal bu tür eylemleri durdurması ve bağımsız soruşturmalara izin vermesi çağrısında bulundu.
Rusya hükümeti ise suçlamaları reddediyor. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, raporu "asılsız" ve "Batı'nın propaganda aracı" olarak nitelendirdi. Ancak BM raporu, görgü tanıklarının ifadeleri, tıbbi raporlar ve uydu görüntüleri dahil olmak üzere çok sayıda kanıta dayanıyor. Misyon, işgal altındaki bölgelerde cinsel şiddetin bir savaş aracı olarak kullanıldığını ve bunun uluslararası hukuka göre yasak olduğunu hatırlatıyor.
Raporun bir diğer önemli boyutu, cinsel şiddetin genellikle işkence ve aşağılama amacı taşıdığı, kurbanları ve toplumu sindirmeye yönelik olduğu. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, yaptığı açıklamada, "Bu suçların failleri cezasız kalmamalı" dedi ve tüm taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı. Raporda ayrıca, cinsel şiddete maruz kalan erkeklerin damgalanma korkusuyla bildirimde bulunmaktan kaçındığı, bu nedenle gerçek vaka sayısının çok daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki savaşta işlenen cinsel şiddet suçları, Türkiye'nin insan hakları ve bölgesel istikrar politikaları açısından doğrudan önem taşıyor. Türkiye, Karadeniz'in güvenliği ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyen tutumuyla, savaş suçlarının soruşturulması ve faillerin cezalandırılması çağrılarına katılıyor. Ayrıca Türkiye, savaş mağduru Ukraynalı sivillere ve esirlere insani yardım sağlarken, BM raporunun ortaya koyduğu ihlaller, uluslararası toplumun Rusya'ya yönelik yaptırımlarını ve hesap verebilirlik mekanizmalarını güçlendirebilir. Bu durum, Türkiye'nin diplomatik denge politikasını zorlaştırsa da, insan hakları ihlallerine karşı ortak tavır alınması bölgesel barış için kritik.