Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Taliban'ın Afganistan'da yönetimi ele geçirmesinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen, kadınların iş gücüne katılım oranının yalnızca yüzde 5'e gerilediğini açıkladı. Cenevre merkezli örgütün verilerine göre, bu oran, Taliban öncesi dönemde yaklaşık yüzde 25 seviyesindeydi. ILO, kadınların iş hayatından dışlanmasının hem insani hem de ekonomik sonuçları olduğunu vurgulayarak, bu durumun ülkenin kalkınmasını ciddi şekilde engellediğini belirtti.
Gelişmenin arka planı: Taliban'ın kadın istihdamına yönelik kısıtlamaları
Taliban'ın Ağustos 2021'de Kabil'i ele geçirmesinin ardından, kadınların birçok kamu görevinden uzaklaştırılması ve eğitim kurumlarına erişimlerinin kısıtlanmasıyla birlikte, iş gücüne katılımları hızla düştü. ILO raporuna göre, özellikle sağlık ve eğitim sektörlerinde çalışan kadın sayısındaki azalma, ülkenin zaten kırılgan olan ekonomisini daha da olumsuz etkiledi. Raporda, kadınların iş gücüne katılımının düşmesinin, aile gelirlerini azalttığı ve yoksulluğun derinleşmesine yol açtığı ifade edildi.
Uzmanlar, Taliban'ın uyguladığı katı kısıtlamaların, uluslararası toplumun Afganistan'a yönelik yaptırımlarını da beraberinde getirdiğini ve bu durumun ekonomik krizi daha da derinleştirdiğini belirtiyor. ILO, kadınların iş hayatına yeniden kazandırılması için acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Ancak, Taliban yönetiminin bu konudaki tutumunda henüz bir değişiklik gözlenmiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Kadın hakları ve ekonomik istikrar
Afganistan'daki kadın istihdamı sorunu, yalnızca ülke içinde değil, bölgesel ve küresel düzeyde de yankı buluyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, Taliban'ın kadınlara yönelik politikalarını kınarken, bu durumun Afganistan'ın uluslararası toplumla ilişkilerini de olumsuz etkilediği bildiriliyor. Ayrıca, komşu ülkeler, Afganistan'dan gelebilecek göç dalgaları konusunda endişelerini dile getiriyor. Kadınların ekonomik hayattan dışlanması, ülkede insani krizin büyümesine ve istikrarsızlığın artmasına zemin hazırlıyor.
Uluslararası toplum, Afganistan'daki ekonomik çöküşün bölgesel güvenliğe de tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle, kadınların iş gücüne katılamaması, ülkenin kalkınma hedeflerini sekteye uğratırken, küresel ölçekte de kadın hakları konusundaki gerilemenin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. ILO'nun çağrısı, bu bağlamda uluslararası kuruluşların ve hükümetlerin dikkatini çekmeye yönelik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip olmakla birlikte, bölgedeki istikrarın sağlanması açısından da önemli bir aktör konumundadır. Afganistan'daki kadınların iş gücüne katılımının azalması, ülkede ekonomik çöküşü hızlandırarak göç hareketlerini artırabilir ve bu durum Türkiye'ye yönelik göç baskısını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve kalkınma projeleri, kadın istihdamının desteklenmesini de kapsamaktadır. Ankara'nın bu konudaki politikaları, hem Afganistan'ın istikrarı hem de Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından kritik bir öneme sahiptir.