Birleşmiş Milletler Sudan Özel Temsilcisi Pekka Haavisto, Hartum'da Sudan Ordusu Komutanı Abdülfettah el-Burhan ile bir araya gelerek ülkedeki çatışmaların sona erdirilmesi ve kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Görüşmede ayrıca gerilimin düşürülmesi, sivillerin korunması ve esir değişimi konuları ele alındı. Haavisto, BM'nin tüm taraflarla diyalog kanallarını açık tuttuğunu belirterek, kalıcı barış için ulusal uzlaşı çağrısı yaptı.
Görüşmenin Arka Planı ve Tarafların Konumu
Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. BM verilerine göre çatışmalarda on binlerce sivil hayatını kaybederken, milyonlarca kişi yerinden edildi. Ülke genelinde insani kriz derinleşirken, siyasi çözüm arayışları da yoğunlaşmış durumda. Haavisto'nun ziyareti, BM'nin Sudan'da artan endişeleri ve uluslararası toplumun barış çağrılarını yansıtıyor.
Ordu Komutanı Burhan, görüşmede askeri operasyonların ancak "isyancı milislerin" silahsızlandırılmasıyla sona ereceğini yineledi. HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo ise daha önce yaptığı açıklamalarda sivillerin korunması ve insani yardımın ulaştırılması için ateşkes çağrısı yapmıştı. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik, müzakereleri zorlaştırıyor.
BM Özel Temsilcisi Haavisto, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Sudan halkı daha fazla acı çekmemeli. Siyasi süreç, tüm kesimleri kapsamalı ve geçiş dönemi adaleti sağlanmalı" dedi. Haavisto ayrıca, Cidde'de yürütülen müzakerelerin canlandırılması için çaba harcadıklarını sözlerine ekledi.
İnsani Durum ve Bölgesel Etkiler
Sudan'da çatışmalar nedeniyle 8 milyondan fazla insan yerinden edildi; bunların büyük kısmı komşu ülkelere sığındı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), ülke genelinde 25 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğunu bildiriyor. Gıda güvensizliği, salgın hastalıklar ve altyapı tahribatı had safhada.
Bölgesel aktörler de Sudan'daki istikrarsızlıktan endişeli. Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, çatışmanın yayılmasını önlemek için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Afrika Birliği ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) de çözüm arayışlarına destek veriyor. Ancak uluslararası toplumun etkisi şimdiye kadar sınırlı kaldı.
BM Güvenlik Konseyi, Sudan'daki durumu düzenli olarak gündemine alıyor. Geçtiğimiz aylarda Konsey, insani yardımın engellenmemesi ve sivillere yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulunan kararlar aldı. Fakat tarafların bu çağrılara uymaması, uluslararası mekanizmaların etkinliğini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Doğu Afrika'daki dengeleri doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan'la tarihi ve kültürel bağlara sahip; ülkede önemli yatırımları ve insani yardım faaliyetleri bulunuyor. Çatışmaların uzaması, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarlarını ve güvenlik politikalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Sudan'dan kaynaklanan göç dalgası ve istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejik konumunu sarsabilir. Bu nedenle Türkiye, BM ve bölgesel aktörlerle işbirliğini sürdürerek siyasi çözüme katkı sağlamalı.