Birleşmiş Milletler (BM) tarafından atanan bağımsız bir komisyon, İsrail güçlerinin Gazze'de Filistinli çocukları sistematik olarak hedef aldığına dair ciddi iddialar içeren bir rapor yayımladı. Raporda, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda yüzlerce çocuğun öldürüldüğü ve bu saldırıların uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtiliyor. İsrail hükümeti ise raporu 'asılsız' ve 'taraflı' olarak nitelendirerek tüm suçlamaları reddetti. Konuyla ilgili açıklama yapan BM Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, NPR'a verdiği röportajda raporun ayrıntılarını paylaştı.
Raporun içeriği ve toplanan kanıtlar
BM Komisyonu'nun raporu, İsrail ordusunun özellikle okul, hastane ve sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılarında çocukları hedef aldığını öne sürüyor. Raporda, çatışmaların başladığı tarihten bu yana en az 1.500 Filistinli çocuğun hayatını kaybettiği, binlercesinin de yaralandığı veya sakat kaldığı kaydediliyor. Ayrıca, İsrail güçlerinin çocukları gözaltına aldığı, sorguladığı ve kötü muameleye tabi tuttuğu iddialarına da yer veriliyor. Komisyon, bu eylemlerin 'çocuklara karşı ayrımcılık yapılması' ve 'orantısız güç kullanımı' anlamına geldiğini ve savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor.
Komisyon Başkanı Muralidhar, NPR'a yaptığı açıklamada, "Elimizde İsrail güçlerinin çocukları hedef aldığını gösteren güçlü kanıtlar var. Bu, uluslararası hukukun en temel ilkelerine aykırıdır." dedi. Muralidhar, raporun hazırlanması sürecinde tanık ifadeleri, uydu görüntüleri, tıbbi kayıtlar ve açık kaynak istihbaratı gibi çok sayıda verinin incelendiğini ifade etti.
İsrail'in tepkisi ve uluslararası toplumun tutumu
İsrail hükümeti, BM raporuna sert tepki gösterdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, raporun 'gerçeklerden uzak' olduğu ve İsrail'in uluslararası hukuka saygılı bir şekilde hareket ettiği vurgulandı. Açıklamada, "İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), sivil kayıpların en aza indirilmesi için azami çaba göstermektedir. Bu rapor, Hamas'ın propaganda aracı haline gelmiştir." ifadelerine yer verildi.
Uluslararası toplum ise rapor konusunda bölünmüş durumda. Bazı ülkeler ve insan hakları örgütleri raporu memnuniyetle karşılarken, İsrail'in müttefiki olan ülkeler raporun bağımsızlığını sorguluyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, raporun içeriği hakkında yorum yapmaktan kaçınırken, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yineledi. Avrupa Birliği ise raporun bağımsız bir şekilde incelenmesi çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve İsrail'e yönelik eleştirilerini güçlendirecek nitelikte. Türkiye, daha önce de Gazze'deki saldırılarda çocukların hedef alınmasını kınamış ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştı. BM raporu, Ankara'nın tezlerini uluslararası platformlarda daha güçlü bir şekilde savunmasına olanak tanıyabilir. Ayrıca, bu durum bölgesel güvenlik dinamiklerini etkileyebilir; Türkiye'nin Filistinli gruplarla ilişkileri ve bölgedeki nüfuzu açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin, raporun sonuçlarına dayanarak İsrail'e yönelik diplomatik baskıları artırması beklenebilir.