Birleşmiş Milletler (BM), dünya okyanuslarının giderek daha hızlı ısındığı ve yükseldiği, buzulların ise rekor düzeyde küçüldüğü uyarısında bulundu. BM Genel Sekreteri António Guterres, "derinleşen bir kriz" olarak nitelendirdiği durum karşısında uluslararası toplumu acil önlem almaya çağırdı. Yeni yayımlanan Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) raporuna göre, okyanus sıcaklıkları son 20 yılda her yıl istikrarlı bir şekilde artarken, yükselen deniz seviyeleri kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insanı tehdit ediyor.
Küresel ısınmanın okyanuslara etkisi
WMO raporu, okyanusların atmosferde biriken karbondioksitin yaklaşık yüzde 90'ını emdiğini, bunun da deniz suyunun asitlenmesine yol açtığını belirtiyor. Asitlenme, mercan resifleri gibi hassas ekosistemleri tahrip ederken, balık popülasyonlarını da olumsuz etkiliyor. Ayrıca, 2023 yılında küresel deniz yüzeyi sıcaklığı ortalaması, sanayi öncesi döneme göre 0,9 santigrat derece arttı. Bu artış, deniz canlılarının göç yollarını değiştirmesine ve besin zincirinde kopmalara neden oluyor.
Buzul erimeleri de kritik boyutlara ulaştı. Arktik deniz buzu, Eylül ayında ölçülen minimum seviyesinde, 1979-1992 ortalamasının yüzde 40 altına düştü. Antarktika'daki buzullar ise rekor düzeyde eriyor. Bilim insanları, Grönland ve Batı Antarktika'daki buz tabakalarının erimesinin durdurulamaz bir aşamaya gelebileceği uyarısı yapıyor. Bu da önümüzdeki yüzyılda deniz seviyesinin 1 metreden fazla yükselmesine yol açabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Ekonomik ve güvenlik riskleri
Deniz seviyesindeki yükselme, başta Güney Asya ve Pasifik ada ülkeleri olmak üzere kıyı bölgelerini doğrudan tehdit ediyor. Bangladeş, Vietnam ve Hollanda gibi ülkeler, sel ve tuzlanma riskiyle karşı karşıya. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar 200 milyon insanın yer değiştirmek zorunda kalabileceğini tahmin ediyor. Balıkçılık sektörü de darbe alıyor; tropikal bölgelerde avlanabilir balık stoklarının yüzde 30 azaldığı belirtiliyor. Bu durum, gıda güvenliğini ve milyonlarca insanın geçim kaynağını tehdit ediyor.
Okyanus kirliliği de bir diğer büyük sorun. Her yıl 8 milyon ton plastik atık okyanuslara karışıyor. BM Çevre Programı, bu kirliliğin deniz canlıları ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Guterres, okyanus koruma alanlarının genişletilmesi, fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması çağrısını yineledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Okyanuslar ve denizlerdeki bu kriz, Türkiye'yi doğrudan etkileyen küresel bir sorundur. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğine en duyarlı ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir. Deniz seviyesinin yükselmesi, başta İstanbul, İzmir ve Antalya gibi kıyı şehirlerini tehdit etmekte; tarım ve turizm sektörlerini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, balıkçılık ve deniz ticareti gibi sektörler de bu değişimden etkilenecektir. Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi ve ulusal iklim politikalarını bu tehditler doğrultusunda güçlendirmesi kritik önem taşımaktadır. Aksi takdirde, hem ekonomik hem de güvenlik açısından ciddi risklerle karşı karşıya kalınabilir.