BM Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, İran'ın nükleer tesislerine uluslararası denetçilerin erişim sağlayacağını ve bu konuda "çalışma usullerinin belirlendiğini" duyurdu. Grossi, bu adımın İran ile ABD arasında varılması beklenen kapsamlı anlaşmanın bir parçası olduğunu vurguladı. Ancak İran Dışişleri Bakanı, bu tür bir denetim izninin ancak nihai bir anlaşma çerçevesinde mümkün olabileceğini belirterek, müzakerelerin henüz tamamlanmadığına işaret etti.
Gelişmenin arka planı
BM nükleer izleme kurumu başkanı Grossi, Viyana'daki IAEA merkezinde düzenlenen basın toplantısında, İran'ın nükleer programının izlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi. Grossi, "İran tesislerine denetimlerin nasıl yapılacağı konusunda çalışmalar sürüyor. Bu, ABD ile yapılacak kapsamlı anlaşmanın bir parçası olacak" ifadelerini kullandı. IAEA Başkanı, denetimlerin kapsamı ve sıklığına ilişkin ayrıntı vermezken, "modlar üzerinde çalışıyoruz" diyerek sürecin hassasiyetine dikkat çekti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, IAEA denetçilerinin tesislere erişiminin ancak ABD ile varılacak nihai bir anlaşma çerçevesinde mümkün olabileceğini vurguladı. Erakçi, "Herhangi bir denetim, kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak ele alınmalıdır. Şu an için böyle bir anlaşma yok" dedi. İranlı bakan, müzakerelerin devam ettiğini ve henüz bir uzlaşmaya varılmadığını belirterek, taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğüne işaret etti.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın nükleer programı, uzun yıllardır uluslararası toplumun en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşma, ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkmıştı. O tarihten bu yana İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak anlaşmadaki sınırlamaları aştı. Son aylarda taraflar arasında dolaylı müzakereler yeniden başlarken, Grossi'nin açıklamaları anlaşmaya varılması halinde denetim mekanizmasının nasıl işleyeceğine dair ilk somut işaret olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, İran'ın nükleer tesislerine tam denetim erişiminin sağlanmasının, uluslararası toplumun endişelerini gidermede kilit rol oynayacağını belirtiyor. Ancak İran'ın bu konuda temkinli tutumu, müzakerelerin henüz kesin bir sonuca ulaşmadığını gösteriyor. ABD yönetimi ise İran'ın nükleer programının barışçıl olduğuna dair güvence talep ediyor. Grossi'nin açıklamaları, taraflar arasında bir anlaşmaya yaklaşıldığı yönünde iyimserliği artırırken, İranlı bakanın ihtiyatlı sözleri bu iyimserliği dengeleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası müzakerelerde kritik bir aşamaya gelindiğini gösteriyor. Türkiye, İran ile 534 km sınırı bulunan ve bu ülkeyle derin ekonomik ve siyasi bağları olan bir komşu olarak, nükleer anlaşmanın akıbetini yakından izliyor. Olası bir anlaşma, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi ve bölgesel ticaretin canlanması anlamına gelirken, başarısızlık ise tansiyonun yükselmesine ve Türkiye'nin güvenlik çevresinde yeni risklere yol açabilir. Türkiye, ekonomisinin yanı sıra enerji ithalatının önemli bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle nükleer anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesinden olumlu etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Ankara, İran'ın nükleer çalışmalarının barışçıl kalmasına ve bölgede yeni bir silahlanma yarışının başlamamasına da önem veriyor.