Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar ordusunun geçen yılın son altı ayında 700'den fazla sivili öldürdüğünü açıkladı. BM İnsan Hakları Ofisi'nin yayımladığı yeni rapora göre, bu süreçte en az 702 sivil hayatını kaybederken, ölenler arasında 153 çocuk da bulunuyor. Raporda, askeri cunta güçlerinin sistematik şiddet uyguladığı ve uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Myanmar'da 1 Şubat 2021'de yaşanan askeri darbenin ardından ülkede siyasi kriz derinleşti. Ordu, seçilmiş hükümeti devirerek yönetime el koydu. Darbeye karşı başlayan sivil itaatsizlik hareketi kısa sürede silahlı direnişe dönüştü. BM raporu, ordunun muhalifleri bastırmak için orantısız güç kullandığını ve sivil yerleşimleri hedef aldığını ortaya koyuyor. Raporda ayrıca, ordunun işkence, keyfi gözaltı ve zorla kaybetme gibi yöntemlere başvurduğu ifade ediliyor.
2022 yılı boyunca ülkenin birçok bölgesinde şiddet olayları yaşandı. Özellikle Sagaing ve Magway bölgelerinde ordu operasyonları yoğunlaştı. Sivil toplum kuruluşlarına göre, çatışmalar nedeniyle 1,5 milyondan fazla kişi yerinden edildi. BM raporu, bu verilerin sadece teyit edilen ölümleri yansıttığını, gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu vurguluyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Myanmar'daki insanlık krizi, bölgesel ve küresel aktörleri harekete geçirdi. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN), askeri cuntaya karşı ortak bir tutum belirlemeye çalışsa da üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi ise konuyla ilgili karar almakta zorlanıyor; Çin ve Rusya'nın vetoları nedeniyle yaptırım kararları bloke ediliyor. Batılı ülkeler, askeri cuntaya yönelik ekonomik yaptırımları artırırken, bağımsız gözlemciler krizin çözümü için uluslararası baskının yetersiz olduğunu savunuyor.
Raporda ayrıca, ordu ile etnik silahlı gruplar arasındaki çatışmaların sivil kayıplarını artırdığına dikkat çekiliyor. Rohingya Müslümanlarına yönelik baskıların hala devam ettiği belirtilirken, uluslararası toplumun krize daha fazla müdahil olması gerektiği ifade ediliyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, raporda "Myanmar halkının çektiği acılar kabul edilemez. Uluslararası toplum, bu vahşet karşısında sessiz kalmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki gelişmeler, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki diplomatik ve insani yardım politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, geçmişte Rohingya Müslümanlarına yönelik yardım kampanyaları düzenlemiş ve bölgede insani yardım faaliyetlerini sürdürmüştü. Ordu kaynaklı sivil ölümlerinin artması, Türkiye'nin Myanmar cuntasına yönelik uluslararası platformlardaki tutumunu yeniden şekillendirebilir. Aynı zamanda, Türkiye'nin ASEAN ülkeleriyle artan ticari ilişkileri göz önüne alındığında, bölgedeki istikrarsızlığın bu ilişkilere dolaylı etkileri olabilir. Ankara'nın, insani yardımları ve diplomatik girişimleriyle krizin hafifletilmesine katkı sağlaması bekleniyor.