Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, cumartesi günü yapılan oylamada, 16. yüzyıldan kalma Mercator dünya haritasından vazgeçilerek ülkelerin gerçek büyüklüğünü daha doğru yansıtan bir haritaya geçilmesi yönünde karar aldı. Karar, özellikle Afrika kıtasının haritalarda olduğundan çok daha küçük gösterildiği eleştirilerine yanıt niteliği taşıyor. Oylama, üye ülkelerin büyük çoğunluğunun desteğiyle kabul edildi.
Mercator Haritası Nedir, Neden Tartışılıyor?
Mercator projeksiyonu, 1569 yılında Flaman haritacı Gerardus Mercator tarafından geliştirildi. Denizcilikte yön bulmayı kolaylaştırmak için tasarlanan bu harita, açıları korurken alanları bozuyor. Özellikle kutuplara yakın bölgeler olduğundan çok daha büyük, ekvatora yakın bölgeler ise olduğundan küçük görünüyor. Bu nedenle Grönland, Afrika'dan daha büyük gösteriliyor; gerçekte ise Afrika'nın yüzölçümü Grönland'ın 14 katı. Benzer şekilde, Avrupa ve Kuzey Amerika olduğundan geniş, Afrika, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya olduğundan dar görünüyor. Bu çarpıklık, yüzyıllardır sömürgecilik sonrası algıları da etkilediği için eleştiriliyor.
BM kararı, Mercator'un yerine "eşit alanlı" projeksiyonların kullanılmasını teşvik ediyor. Bu projeksiyonlardan en bilineni, 1974'te Alman tarihçi Arno Peters tarafından popülerleştirilen Gall-Peters projeksiyonu. Ancak bu harita da şekilleri bozuyor. Alternatif olarak, 2018'de AuthaGraph ve Equal Earth gibi modern projeksiyonlar da öneriliyor. BM henüz hangi haritanın resmi olarak kullanılacağını netleştirmedi; karar, üye ülkelere ve uluslararası kuruluşlara bir tavsiye niteliğinde.
Afrika'nın Temsili ve Sömürgecilik Mirası
Afrika ülkeleri ve sivil toplum kuruluşları uzun süredir Mercator haritasının kıtayı sistematik olarak küçük gösterdiğini ve bunun küresel algıda Afrika'nın önemsizleştirilmesine yol açtığını savunuyor. Örneğin, gerçekte Afrika'nın yüzölçümü 30,3 milyon km² iken, Mercator'da bu rakam 14 milyon km² civarında algılanıyor. Bu durum, kıtanın doğal kaynakları, nüfusu ve jeopolitik ağırlığının hafife alınmasına neden oluyor. Karar, sömürgecilik sonrası dönemde haritaların tarafsız olmadığı, aksine güç ilişkilerini yansıttığı yönündeki akademik tartışmaları da gündeme getirdi.
BM Genel Kurulu oylaması, 193 üye ülkenin katılımıyla gerçekleşti. Karar metninde, "geleneksel Mercator projeksiyonunun coğrafi gerçeklikleri çarpıttığı ve özellikle Afrika'nın gerçek boyutunu gizlediği" ifade edildi. Oylamada çekimser kalan ülkelerin başında ise harita değişikliğinin maliyetli olacağını savunan bazı Batı ülkeleri geldi. Ancak karar bağlayıcı değil, sadece tavsiye niteliğinde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, Birleşmiş Milletler'in eğitim, kalkınma ve insan hakları alanındaki çalışmalarında kullanılan materyallerde de değişiklik yapılmasını gündeme getirecek. Örneğin, UNICEF ve UNESCO gibi kuruluşların yayınladığı haritaların güncellenmesi bekleniyor. Ayrıca, uluslararası spor müsabakaları, hava yolu şirketleri ve dijital harita platformları da bu değişimden etkilenebilir. Karar, haritacılık ve coğrafya eğitimi alanında uzun süredir devam eden "hangi harita daha doğru?" tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Bazı uzmanlar, Mercator'un denizcilik için hâlâ önemli olduğunu, ancak eğitim ve medyada kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Diğerleri ise her projeksiyonun bir miktar bozulma içerdiğini, bu nedenle tek bir doğru harita olmadığını savunuyor. BM kararı, bu çeşitliliği tanıyarak ülkelere kendi ihtiyaçlarına göre harita seçme esnekliği tanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'nin Mercator haritasından vazgeçme kararı, doğrudan Türkiye'yi bağlamasa da küresel algı yönetimi ve eğitim müfredatı açısından önem taşıyor. Türkiye, hem Avrupa hem Asya'da toprakları olan bir ülke olarak, harita projeksiyonlarının stratejik konumunu nasıl gösterdiğiyle ilgilenmeli. Mercator'da Türkiye'nin kuzey bölgeleri olduğundan geniş, güney bölgeleri ise olduğundan dar görünüyor; bu da ülke içi bölgesel algıları etkileyebilir. Ayrıca, Afrika ile artan ticari ve diplomatik ilişkileri olan Türkiye için, Afrika'nın gerçek boyutunun dünya kamuoyunda daha doğru anlaşılması, kıtaya yönelik politikaların meşruiyetini güçlendirebilir. Eğitim Bakanlığı'nın bu kararı dikkate alarak ders kitaplarındaki haritaları güncellemesi, öğrencilerin coğrafi doğruluk kazanmasına katkı sağlayacaktır.