Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Lübnan'da devam eden savaş sırasında tüm tarafların uluslararası hukuku ihlal ettiği yönündeki iddiaları soruşturmak üzere önümüzdeki hafta bir araştırma ekibini Beyrut'a gönderecek. BM İnsan Hakları Şefi Volker Türk, 10 Haziran'da Cenevre'de yaptığı açıklamada, ekibin özellikle sivil kayıplar, altyapıya verilen zararlar ve çatışma bölgelerinde insani yardıma erişim konularında incelemeler yapacağını belirtti. Türk, "Uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi zorunludur. Tüm taraflar, sivilleri korumak ve orantılı güç kullanmakla yükümlüdür" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı: İhlal iddiaları ve uluslararası tepkiler
Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasında aylardır süren çatışmalar, binlerce sivilin ölümüne ve geniş çaplı bir insani krize yol açtı. BM raporlarına göre, çatışmalar nedeniyle 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve sağlık tesisleri, okullar ile altyapı tesisleri ağır hasar gördü. Özellikle hava saldırılarının yoğun olduğu bölgelerde, sivillerin hedef alındığına dair çok sayıda tanık ifadesi bulunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) gibi sivil toplum kuruluşları, hem İsrail güçlerinin hem de Hizbullah'ın uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten raporlar yayımladı. HRW, İsrail'in yoğun nüfuslu bölgelere orantısız güç kullandığını ve Hizbullah'ın ise roket saldırılarında sivilleri ayırt etmediğini öne sürdü.
Volker Türk'ün göndereceği heyet, bu iddiaları yerinde inceleyecek ve tüm taraflardan delil toplayacak. Ekipte, savaş suçları ve insancıl hukuk uzmanları ile adli tıp ve balistik alanında uzmanlar yer alıyor. Heyetin, Lübnanlı yetkililer, yerel sivil toplum kuruluşları ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) ile işbirliği yapması bekleniyor. BM, daha önce de Suriye, Yemen ve Ukrayna'daki çatışmalarda benzer araştırma ekipleri oluşturmuştu.
Bölgesel ve küresel boyut: Artan gerilim ve uluslararası hukukun rolü
Bu araştırma, Orta Doğu'daki çatışmaların çözümünde uluslararası hukukun etkinliğini test ediyor. Bölgedeki diğer devletler, BM heyetinin çalışmalarını yakından izliyor. İran ve Suriye gibi ülkeler, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını kınarken; Batılı devletler, İsrail'in kendini savunma hakkını vurgulamakla birlikte, sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi'nde, soruşturmanın kapsamı ve süresine ilişkin görüşmeler devam ediyor. Rusya ve Çin, soruşturmanın tüm taraflara eşit mesafede olması gerektiğini belirtirken, ABD, İsrail'in yoğun bir şekilde hedef alınmaması konusunda uyarıda bulundu. Öte yandan, Hizbullah yetkilileri, soruşturmayı memnuniyetle karşıladıklarını ancak İsrail'in daha önceki BM raporlarına rağmen yaptırıma uğramadığını hatırlattı. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, soruşturmanın bağımsız ve hızlı bir şekilde yürütülmesi çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgesel bir güç olarak Lübnan'daki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenmektedir. Türkiye, başından beri ateşkes çağrısı yaparken, insani yardımlarını sürdürmektedir. BM soruşturması, uluslararası hukukun üstünlüğünü vurgulaması açısından Türkiye'nin uzun süredir savunduğu ilkelerle örtüşmektedir. Ancak soruşturmanın sonuçlarının bağlayıcı olmaması ve yaptırım mekanizmasının zayıflığı, Türkiye'nin bu girişimi sembolik bulmasına yol açabilir. Yine de, insani krize dikkat çekmek ve uluslararası toplumun sorumluluklarını hatırlatmak adına bu tür girişimler Ankara tarafından desteklenmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu korumak için diplomatik kanalları açık tutması gerekmektedir.