Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, Hürmüz Boğazı'nda bir geminin 'bir mermi tarafından vurulduğu' yönündeki raporların ardından bölgede mahsur kalan binlerce denizcinin tahliye operasyonunu geçici olarak askıya aldı. Olay, İran kıyılarına yakın bir noktada meydana gelirken geminin durumu ve mürettebatın akıbetiyle ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. BM Dünya Gıda Programı (WFP) ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ortak koordinasyonunda yürütülen tahliye çalışmaları, güvenlik gerekçesiyle durduruldu. Bölgede son haftalarda artan gerilim, ticari gemilerin geçişini tehdit ederken, uluslararası toplumdan tansiyonun düşürülmesi çağrıları yükseliyor.
Gelişmenin arka planı
Saldırı iddiası, BM'nin Kovid-19 salgını ve bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle gemilerde mahsur kalan yaklaşık 8 bin denizcinin tahliyesi için başlattığı operasyonun ortasında geldi. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. Son aylarda İran ile ABD ve müttefikleri arasında yaşanan sürtüşmeler, bölgedeki ticari gemileri hedef alan saldırılara yol açmıştı. BM yetkilileri, saldırıya uğrayan geminin ticari bir gemi mi yoksa insani yardım taşıyan bir araç mı olduğu konusunda net bilgi vermezken, olayın 'kaza' veya 'yanlışlık' sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Tahliye operasyonu, denizcilerin sağlık ve güvenlik koşullarını iyileştirmek amacıyla başlatılmıştı. Ancak güvenlik endişeleri nedeniyle durdurulması, bölgedeki durumun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. BM, saldırıyla ilgili ayrıntılı bir soruşturma yürütüldüğünü ve güvenlik durumunun netleşmesinin ardından tahliyelere yeniden başlanabileceğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir güvenlik olayı, küresel enerji piyasalarında anında dalgalanmalara neden olabiliyor. Saldırı haberinin ardından petrol fiyatları yükselişe geçti. Bölge, İran ve Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşlarının da bir parçası olarak görülüyor. Son olarak İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları tırmanırken, ABD Donanması da bölgede devriye sayısını artırmış durumda. Analistlere göre, bu tür saldırılar büyük bir çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıyor ve uluslararası deniz ticaretini tehdit ediyor.
BM'nin tahliye operasyonunu durdurması, insani krizi daha da derinleştirebilir. Denizciler, haftalardır limanlara yanaşamadan, ikmal yapamadan gemilerde bekliyor. Bazı gemilerde gıda ve su sıkıntısı yaşandığı bildiriliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve insan hakları kuruluşları, denizcilerin içinde bulunduğu durumu 'yüzen hapishaneler' olarak tanımlıyor. Tahliyelerin durması, bu kritik durumu daha da vahim hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını bu bölgeden geçen tankerlerle karşılamaktadır. Boğazın güvenliğinin tehlikeye girmesi, enerji fiyatlarının yükselmesine ve tedarik zincirinde aksamalara yol açabilir. Ayrıca Türkiye, bölgede BM ve NATO ile işbirliği içinde insani yardım operasyonlarına katılmaktadır; tahliyelerin durması bu çabaları da olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, tansiyonun düşürülmesi ve deniz ticaretinin güvenliği için diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.