Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevine aday olan Rafael Grossi, örgütün her soruna müdahale etmeye çalışan yapısının artık sürdürülemez olduğunu belirterek, bir sonraki genel sekreterin görev alanlarındaki örtüşmeleri ortadan kaldırması ve başta büyük güçler olmak üzere üye ülkelerle güven tazelemesi gerektiğini ifade etti. Grossi, BM'nin etkinliğini yitirdiği eleştirilerine karşı reform çağrısı yapıyor.
Reform Çağrısının Arka Planı
Rafael Grossi, halihazırda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü olarak görev yapıyor. BM Genel Sekreterliği için adaylığını açıklayan Grossi, örgütün 193 üye ülkeye hizmet etmeye çalışırken kaynaklarını dağıttığını ve hiçbir konuda derinleşemediğini vurguluyor. Grossi'ye göre BM, iklim değişikliğinden barışı koruma operasyonlarına, insani yardımdan ekonomik kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor; ancak bu faaliyetler arasında ciddi bir eşgüdüm eksikliği bulunuyor. Aynı bölgede birden fazla BM ajansının benzer projeler yürütmesi, kaynak israfına ve etkinlik kaybına yol açıyor.
Grossi, özellikle son yıllarda BM Güvenlik Konseyi'nin veto mekanizması nedeniyle felç olduğunu, bunun da örgütün krizlere müdahale kapasitesini zayıflattığını belirtiyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, Gazze'deki savaş ve Sudan'daki iç çatışma gibi krizlerde BM'nin etkisiz kaldığı yönündeki eleştiriler, reform ihtiyacını daha da artırmış durumda. Grossi, genel sekreter olması halinde öncelikli hedefinin "büyük güçlerle yeniden diyalog kanalları açmak" olacağını söylüyor. ABD, Çin, Rusya ve Avrupa ülkeleriyle yapıcı ilişkiler kurmadan BM'nin hiçbir sorunu çözemeyeceğini savunuyor.
BM'nin bütçesi de ciddi baskı altında. ABD'nin örgüte yaptığı katkıları sorgulaması, bazı ülkelerin aidatlarını geciktirmesi ve pandemi sonrası artan insani ihtiyaçlar, BM'yi finansal açıdan zorluyor. Grossi, örtüşen görevlerin azaltılmasının yalnızca etkinliği artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda maliyetleri de düşüreceğini belirtiyor.
Küresel Yönetişimde BM'nin Geleceği
Grossi'nin çağrısı, BM'nin kuruluşundan bu yana en büyük meşruiyet krizlerinden birini yaşadığı döneme denk geliyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan örgüt, Soğuk Savaş'ta bloklar arası dengeyi sağlamaya çalıştı; ancak 21. yüzyılın çok kutuplu dünyasında etkinliği sorgulanıyor. Özellikle Güvenlik Konseyi'nin yapısı, 1945'ten bu yana neredeyse hiç değişmedi. Beş daimi üyenin veto hakkı, pek çok kararın tıkanmasına neden oluyor. Afrika, Latin Amerika ve Asya'dan yükselen sesler, konseyin genişletilmesini ve veto hakkının sınırlandırılmasını talep ediyor.
Grossi, genel sekreterin tarafsız bir arabulucu rolü üstlenmesi gerektiğini, ancak bunun pasif bir duruş anlamına gelmediğini vurguluyor. Ona göre BM, insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmamalı; fakat bunu yaparken büyük güçleri de dışlamamalı. Bu denge politikası, özellikle Çin ve Rusya'nın etkili olduğu bölgelerde zorlu bir sınav olacak. Grossi'nin UAEA'daki deneyimi, İran nükleer anlaşmazlığı ve Kuzey Kore gibi hassas dosyalarda diplomatik kanalları açık tutma becerisini gösteriyor. Bu birikim, BM'nin en çetrefilli sorunlarında işe yarayabilir.
Ancak Grossi'nin adaylığı kesin değil. Genel Sekreter seçimi, Güvenlik Konseyi'nin önerisi ve Genel Kurul'un onayıyla gerçekleşiyor. Büyük güçlerin veto hakkı, adayların önünü kesebiliyor. Şu ana kadar resmi olmayan görüşmelerde Grossi'nin şansı tartışılıyor. Batılı diplomatlar, Grossi'nin teknik bilgi birikimini takdir ederken, bazı gelişmekte olan ülkeler coğrafi rotasyon ilkesinin uygulanmasını istiyor. Mevcut Genel Sekreter António Guterres'in görev süresi 2026 sonunda doluyor.
BM'nin karşı karşıya olduğu bir diğer sorun da barışı koruma operasyonlarının etkinliği. Mali ve askeri kaynak sıkıntısı çeken misyonlar, yerel halkın güvenini kazanamıyor. Grossi, bu operasyonların daha iyi planlanması ve çıkış stratejilerinin net olması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede BM'nin rolü de tartışmalı. Paris Anlaşması'nın uygulanması, ülkelerin gönüllü taahhütlerine bağlı kaldıkça, BM'nin yaptırım gücü sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'nin reform tartışması, Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği Güvenlik Konseyi reformu talepleriyle örtüşüyor. Türkiye, "Dünya Beşten Büyüktür" söylemiyle veto hakkının kaldırılması veya sınırlandırılması çağrısı yapıyor. Grossi'nin örtüşen görevlerin azaltılması ve büyük güçlerle ilişkilerin yeniden tesisi vurgusu, Türkiye'nin BM içinde daha etkin bir rol oynaması için fırsat yaratabilir. Ayrıca, BM'nin ekonomik ve insani yardım programlarındaki verimlilik artışı, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli mültecilere yönelik fonların daha etkin kullanılmasını sağlayabilir. Türkiye, bölgesel istikrar için BM ile işbirliğini sürdürürken, reform sürecinde aktif diplomatik girişimlerde bulunabilir.