Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Mayıs 2025'te küresel gıda fiyatlarının bir önceki aya göre hafif bir gerileme kaydettiğini duyurdu. FAO'nun Cuma günü yayımladığı rapora göre, bitkisel yağ fiyatları bu yıl ilk kez düşüş gösterirken, tahıl ve şeker fiyatlarında belirgin artış yaşandı. Endeks, Nisan ayında revize edilen 178,5 puandan Mayıs'ta 177,8 puana gerileyerek üç yıllık zirvenin hemen altında seyretti. Paris merkezli örgüt, özellikle Asya piyasalarındaki arz talep dengesizliklerine dikkat çekti.
Gıda fiyatlarındaki son durum ve arka plan
FAO Gıda Fiyat Endeksi, Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında azaldı. Bitkisel yağ fiyatlarındaki düşüş, başta palmiye yağı olmak üzere Güneydoğu Asya'daki üretim artışı ve ithalat talebindeki yavaşlamadan kaynaklandı. Buna karşın, tahıl fiyatları yüzde 2,5 artarken, şeker fiyatları yüzde 3,2 yükseldi. FAO, tahıl fiyatlarındaki artışın başlıca nedenleri arasında Brezilya ve Arjantin'deki kuraklık endişeleri, Ukrayna'dan yapılan ihracata yönelik belirsizlikler ve küresel stokların azalmasını gösterdi. Şeker fiyatları ise Hindistan'daki olası üretim düşüşü ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etanol talebini artırmasıyla yukarı yönlü baskı altında.
FAO, gıda fiyatlarındaki dalgalanmanın özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda güvencesini tehdit ettiğini vurguladı. Örgüt, küresel gıda enflasyonuyla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Tarımsal emtia piyasalarındaki bu hareketlilik, aynı zamanda iklim değişikliği ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle daha da karmaşık hale geliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
FAO verileri, dünya genelinde gıda fiyatlarının 2022'deki rekor seviyelerin ardından 2024'te istikrara kavuştuğunu ancak 2025'te yeniden yükseliş eğilimine girdiğini gösteriyor. Mayıs ayındaki hafif düşüşe rağmen endeks, 2022'nin aynı dönemine göre yüzde 12 daha yüksek seviyede bulunuyor. Özellikle tahıl ve şeker fiyatlarındaki artış, gelişmekte olan ülkelerin ithalat faturalarını artırıyor ve sosyal huzursuzluk riskini yükseltiyor.
Analistler, Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileri, El Niño hava olayının tarımsal üretim üzerindeki baskısı ve Orta Doğu'daki jeopolitik gerginliklerin gıda fiyatları üzerinde aşağı yönlü riskleri sınırladığını belirtiyor. Öte yandan, ABD'deki faiz indirimi beklentileri ve doların zayıflaması, emtia fiyatlarını destekleyen diğer faktörler arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel gıda fiyatlarındaki bu seyir, Türkiye için doğrudan önem taşıyor. Türkiye, gıda enflasyonuyla mücadelede hassas bir dönemden geçerken, FAO verileri özellikle tahıl ve şeker fiyatlarındaki artışın ithalat maliyetlerini yukarı çekeceğini gösteriyor. Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna gibi bölgesel tedarikçilere bağımlılığı, bu fiyat hareketlerine karşı kırılganlığını artırıyor. Ayrıca, mısır ve buğday gibi temel ürünlerdeki fiyat artışı, yem ve gıda sanayisi maliyetlerini yükselterek yurt içi enflasyonist baskıları tetikleyebilir. Türkiye'nin gıda politikalarında arz güvenliği ve çeşitlendirme stratejilerini hızlandırması gerekiyor.