Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği için yarışan sekiz adaydan biri olan Ekvadorlu diplomat Ivonne Baki, 20 Ağustos Perşembe günü yaptığı açıklamada, seçilmesi halinde önceliğinin çatışmaları önlemek ve BM'yi yeniden yapılandırmak olacağını söyledi. Baki, Lübnan iç savaşındaki deneyimlerine atıfta bulunarak, savaşların ve krizlerin çözümünde diplomasi ve erken müdahalenin önemine dikkat çekti. Adaylık süreci, BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi'nin önümüzdeki aylarda yapacağı oylamalar öncesinde hız kazanıyor.
Ivonne Baki'nin Kariyeri ve Adaylık Mesajı
Ekvador'un eski Dışişleri Bakanı ve And Dağları ülkelerinin kalkınma bankası CAF'ın eski başkanı olan Ivonne Baki, 1975-1990 yılları arasında süren Lübnan iç savaşında diplomat olarak görev yaptı. Bu deneyimini, çatışmaların insani maliyetini yakından gördüğü bir dönem olarak nitelendiren Baki, BM Genel Sekreterliği için yaptığı başvuruda, önleyici diplomasiyi ve barışı koruma operasyonlarının yeniden yapılandırılmasını öncelikli hedefleri arasında saydı. Baki, ayrıca küresel güvenlik mimarisinin değişen tehditlere uyum sağlaması gerektiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi'nin daha kapsayıcı ve temsili bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu.
Adaylık sürecinde öne çıkan bir diğer konu ise BM'nin mali krizi. Baki, üye devletlerin katkı paylarını zamanında ödememesi nedeniyle BM'nin karşı karşıya kaldığı bütçe açığının, örgütün etkinliğini azalttığını ve bu durumun reformlarla çözülmesi gerektiğini ifade etti. Ekvadorlu diplomat, ayrıca iklim değişikliği, göç ve küresel sağlık krizleri gibi konuların da BM'nin gündeminde hak ettiği yeri alması için çalışacağını söyledi.
BM Genel Sekreterliği Yarışında Dengeler
BM Genel Sekreterliği için yarışan adaylar arasında dönemin Dışişleri Bakanı olan eski Slovenya Cumhurbaşkanı Danilo Türk, eski Makedonya Dışişleri Bakanı Srgjan Kerim, Bulgaristan'ın UNESCO temsilcisi Irina Bokova, Portekiz'in eski Başbakanı António Guterres, Ürdün'ün eski BM temsilcisi Prens Zeid Ra'ad Zeid Al-Hüseyin, eski Kosova Dışişleri Bakanı Vjosa Osmani ve Moldova'nın eski Başbakanı Natalia Gherman da bulunuyor. Bu adayların bölgesel dağılımı, BM Genel Sekreterliği'nde Doğu Avrupa'nın sırası olduğu yönündeki yaygın kabul nedeniyle tartışmalara yol açıyor.
Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) veto yetkisi, adaylık sürecinde belirleyici rol oynuyor. Özellikle Rusya ve Çin'in, önceki dönemlerde kadın adaylara sıcak bakmaması, Baki gibi adayların şansını etkileyebilir. Ancak Baki, Latin Amerika ülkelerinin desteğini arkasına alarak, bu bölgenin BM'de daha fazla temsil edilmesi gerektiğini savunuyor. Seçim süreci, 15-30 Eylül tarihleri arasında yapılacak genel kurul oturumunda sonuçlanacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Sekreterliği yarışı, Türkiye'nin çok taraflı diplomasiye verdiği önem açısından yakından izleniyor. Yeni Genel Sekreter'in, Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel krizlerde (Suriye, Libya, Doğu Akdeniz) daha aktif ve yapıcı bir rol oynaması bekleniyor. Özellikle çatışma önleme vurgusu yapan adaylar, Türkiye'nin insani diplomasi ve barış inşasındaki deneyimleriyle uyumlu bir yaklaşım sergileyebilir. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi'nde reform talebi, Türkiye'nin 'Dünya beşten büyüktür' söylemiyle örtüşüyor. Yeni Genel Sekreter'in göç ve mülteci krizlerine duyarlılığı, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı milyonlarca sığınmacı için kaynak akışını etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin yeni liderle kuracağı iş birliği, küresel yönetişimdeki etkinliğini artırabilir.