Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında ve Ukrayna'nın karşı saldırılarında artan sivil kayıplarından her iki ülkeyi de sorumlu tutarak sert bir dille kınadı. Guterres, tarafların son aylarda uzun menzilli saldırılarını yoğunlaştırmasının sivil ölümlerinde belirgin bir artışa yol açtığını vurguladı. Birleşmiş Milletler'in resmi verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana binlerce sivil hayatını kaybetti, son haftalarda ise bu sayı daha da arttı. Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, "Sivillere yönelik saldırılar uluslararası hukukun açık ihlalidir ve derhal sona erdirilmelidir" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana Ukrayna'da çatışmalar aralıksız sürüyor. Her iki taraf da zaman zaman sivillerin yaşadığı bölgelere yönelik saldırılar düzenliyor. Rus güçleri, Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırılarını son aylarda artırdı. Ukrayna ise Rusya sınırındaki Belgorod gibi bölgelere ve Moskova dahil Rusya'nın iç kesimlerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. BM İnsan Hakları Ofisi'nin raporlarına göre, Mart 2024 itibarıyla en az 10 bin sivil öldü, 20 binden fazla sivil yaralandı. Ancak gerçek sayıların çok daha yüksek olduğu düşünülüyor. Uzmanlar, mayınlar, patlamamış mühimmatlar ve topçu atışları nedeniyle sivil kayıplarının özellikle doğu cephesinde yoğunlaştığını belirtiyor. BM, çatışmaların başladığı günden bu yana sivillerin korunması için ateşkes çağrıları yapıyor ancak bu çağrılar şu ana kadar sonuç vermedi.
Guterres'in kınaması, hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın sivil kayıplardan sorumlu tutulması açısından dikkat çekici. Rusya, Ukrayna'nın sivilleri hedef aldığını reddediyor; Ukrayna ise saldırılarının meşru askeri hedeflere yönelik olduğunu savunuyor. Ancak BM, uluslararası insancıl hukuk kurallarının askeri operasyonlarda sivillerin korunmasını zorunlu kıldığını hatırlatıyor. Guterres açıklamasında, "Siviller ve sivil altyapı asla hedef alınmamalıdır. Taraflar, insani hukuka tam olarak uymalıdır" dedi. Ayrıca, sivil kayıpların artmasının barış çabalarını da olumsuz etkilediğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna'daki savaş, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel enerji piyasalarını etkilemeye devam ediyor. Rusya'nın saldırıları, Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alarak milyonlarca insanı elektriksiz ve ısınmasız bırakıyor. Bu durum, Avrupa Birliği ülkelerinin enerji bağımlılığını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik saldırıları ise savaşı Rusya'nın iç bölgelerine taşıyarak Rus kamuoyunda huzursuzluk yaratıyor. Uzmanlar, her iki tarafın da sivil kayıpları arttırmasının, barış müzakerelerinin önünü daha da tıkadığını belirtiyor. BM Genel Sekreteri'nin kınaması, uluslararası toplumun savaşın insani maliyetine ilişkin endişelerini yansıtıyor. Rusya ile Batı arasındaki gerilim, savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. NATO'nun doğu kanadında askeri yığınak yapması, taraflar arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM'nin kınamasına tepki göstererek "Ukrayna'nın saldırılarına karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanıyoruz" dedi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ise, Rusya'nın sivilleri hedef aldığını, Ukrayna'nın ise yalnızca askeri hedefleri vurduğunu savundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında arabulucu bir rol üstlenmiş durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem Rusya hem de Ukrayna ile iletişimini sürdürerek tarafları masaya oturmaya teşvik ediyor. Ancak savaşın uzaması ve sivil kayıpların artması, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırıyor. Türkiye, Karadeniz'deki güvenlik dengeleri açısından bu savaştan doğrudan etkileniyor. Savaş, Türkiye'nin enerji ithalatını ve turizm gelirlerini de olumsuz etkiliyor. BM'nin sivil kayıplara yönelik kınaması, Türkiye'nin insani diplomasi öncelikleriyle örtüşüyor. Türkiye, sivillerin korunması ve insani koridorların açılması için aktif bir politika izliyor. Guterres'in açıklaması, tarafların uluslararası hukuka uyması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin barış girişimlerine zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin hem NATO üyesi hem Rusya ile yakın ilişkileri olan bir ülke olarak denge politikası, bu savaşta kritik bir önem taşıyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde de taraflar arasında diyalog kanallarını açık tutması bekleniyor.