Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, çete şiddetinin insani krizi derinleştirdiği Haiti'de bir günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında Guterres, yeni bir çete bastırma gücünün karargahını ziyaret ederek, uluslararası toplumun dikkatini bu Karayip ülkesindeki vahim duruma çekmeyi hedefledi. Haiti'de silahlı çetelerin kontrolü ele geçirdiği bölgelerde gıda, su ve sağlık hizmetlerine erişim neredeyse imkansız hale gelirken, binlerce kişi yerinden edilmiş durumda. BM verilerine göre, bu yılın başından bu yana çete çatışmalarında 2 bin 500'den fazla kişi hayatını kaybetti. Guterres, ziyaretinde Haiti hükümeti ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelerek, krizin çözümü için acil uluslararası destek çağrısında bulundu.
Çete Şiddetinin Gölgesinde Bir Ülke
Haiti, son yıllarda siyasi istikrarsızlık ve ekonomik çöküşün yanı sıra çete şiddetinin de pençesinde. Başkent Port-au-Prince ve çevresindeki bölgeler, silahlı grupların kontrolü altında. Guterres'in ziyareti, Kenya öncülüğünde oluşturulan yeni bir çete bastırma gücünün konuşlandırılması öncesinde gerçekleşti. Çok uluslu bu güç, Haitili polise destek vererek kamu düzenini yeniden tesis etmeyi amaçlıyor. Ancak bu girişim, uluslararası toplumdan yeterli finansman ve lojistik desteği henüz alamamış durumda. Guterres, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, "Haiti halkı yalnız bırakılmamalı. Bu krizin üstesinden gelmek için kolektif bir çaba gerekiyor" ifadelerini kullandı.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'ne (OCHA) göre, Haiti nüfusunun yaklaşık yarısı, yani 5,2 milyon kişi, acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Çete şiddeti nedeniyle 2023 yılı içerisinde 200 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Gıda güvensizliği kritik seviyelere ulaşırken, kolera salgını da yeniden ortaya çıktı. Guterres'in ziyareti, bu insani krize dikkat çekmek ve bağışçı ülkeleri harekete geçirmek açısından önem taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Karayipler'de Bir Sınav
Haiti'deki kriz, sadece bu ülkeyi değil, tüm Karayipler bölgesini etkiliyor. Artan göç dalgaları, komşu ülkeler olan Dominik Cumhuriyeti ve Bahamalar gibi devletleri zor durumda bırakıyor. Ayrıca, Haiti'deki istikrarsızlık, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suç ağlarının güçlenmesine zemin hazırlıyor. ABD ve Kanada gibi bölgesel aktörler, Haiti'deki durumun kontrolden çıkması halinde bunun tüm Batı Yarımküre için bir tehdit oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Guterres'in ziyareti, BM'nin bu krize verdiği önemi gösterse de, somut adımlar atılmadığı sürece iyimser olmak güç. Uluslararası toplumun Haiti'ye yönelik taahhütlerini yerine getirmesi, bölgesel barış ve güvenlik için hayati önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti'deki kriz, Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmasa da, uluslararası toplumun kriz yönetimi kapasitesine dair önemli bir sınav. Türkiye, BM barış gücü misyonlarına yıllardır katkıda bulunan bir ülke olarak, Haiti'deki insani krize duyarsız kalmıyor. Son yıllarda Afrika ve Latin Amerika'da insani yardım ve kalkınma projelerini artıran Türkiye, bu tür krizlerde uluslararası dayanışmanın bir parçası olabilir. Ayrıca, çete şiddetinin küresel bir fenomen haline gelmesi, Türkiye'nin kendi bölgesinde karşılaştığı terör ve organize suçla mücadele konusunda da dersler çıkarmasına vesile olabilir. Dolayısıyla Haiti'deki gelişmeler, Türk dış politikasının küresel krizlere yaklaşımı açısından izlenmeye değerdir.