Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, çete şiddetinin tırmandığı Haiti'ye bir ziyaret gerçekleştiriyor. Guterres'in Port-au-Prince'e yaptığı bu ziyaret, ülkede güvenliği sağlamak amacıyla yeni bir 'çete bastırma gücü'nün konuşlandırılacağı duyurusunun hemen ardından geldi. BM verilerine göre, Haiti'de bu yıl şimdiye kadar 2.300 kişi öldürüldü, 100'den fazla kişi kaçırıldı. Guterres, Haiti hükümeti ve uluslararası toplumla koordinasyon içinde, çetelerin kontrolündeki bölgeleri geri almayı ve insani yardım akışını yeniden sağlamayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı: Çete şiddetinde yeni bir zirve
Haiti, son yıllarda siyasi istikrarsızlık, yoksulluk ve doğal afetlerin ardından çete şiddetinde patlama yaşadı. Ülke, 2021 yılında Cumhurbaşkanı Jovenel Moïse'nin suikasta uğramasından bu yana derin bir kriz içinde. Çeteler, başkent Port-au-Prince'in büyük bir bölümünü kontrol ediyor ve halkı fidye için kaçırıyor, cinayetler işliyor ve keyfi olarak bölgeleri ablukaya alıyor. BM verilerine göre, yılın ilk üç ayında 2.300 kişinin öldürülmesi, önceki yıllara kıyasla keskin bir artışa işaret ediyor. Bu rakam, Haiti'de çete şiddetinin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Guterres'in ziyareti, uluslararası toplumun Haiti'ye yönelik acil müdahale ihtiyacını vurguluyor. BM, çetelerle mücadele için Kenya liderliğinde bir çok uluslu güç konuşlandırılmasını destekliyor. Bu gücün, Haiti polisine lojistik ve operasyonel destek sağlaması bekleniyor.
Haiti'deki çete şiddeti, insani krizi de derinleştiriyor. BM Dünya Gıda Programı'na göre, ülkede 4,9 milyon kişi gıda güvensizliği yaşıyor. Temel malzemelere erişimin kısıtlandığı bölgelerde, özellikle çocuklar ve kadınlar kötü durumda. Guterres, ziyareti sırasında bir hastane ve bir okulu ziyaret ederek, çete şiddetinin sivil halk üzerindeki etkisini yerinde gözlemledi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, çetelerin işlediği suçların insanlığa karşı suçlar olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Bu durum, uluslararası ceza yargılaması için zemin oluşturabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Karayip güvenliği ve göç dalgaları
Haiti'deki kriz, yalnızca ülke sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Çete şiddeti, bölgesel güvenliği tehdit ediyor ve Karayip adalarına ve ABD'ye yönelik düzensiz göçü tetikliyor. Dominik Cumhuriyeti, Haiti sınırında güvenlik önlemlerini artırırken, ABD de Haiti'den gelen göç dalgasına karşı kıyı devriyelerini sıkılaştırdı. BM, Haiti'deki krizin bölgesel istikrarı bozabileceği uyarısında bulunuyor. Guterres'in ziyaretinde, çok uluslu gücün konuşlandırılması için gerekli kaynakların sağlanması gündemde. Kenya, Haiti'ye 1.000 polis memuru göndermeyi taahhüt ederken, Bahamalar, Antigua ve Barbuda da destek sözü verdi. Ancak, bu gücün etkinliği ve sürdürülebilirliği konusunda uzmanlar endişeli. Haiti'de daha önceki uluslararası müdahaleler (örneğin 2004-2017 BM İstikrar Misyonu) benzer başarısızlıklarla sonuçlanmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti krizi, Türkiye'nin Afrika ve Karayipler'deki artan diplomatik ve ticari angajmanı bağlamında dolaylı bir öneme sahip. Türkiye, son yıllarda Afrika'da insani yardım ve kalkınma projelerine ağırlık verirken, Haiti'deki kriz, bölgesel istikrarsızlığın küresel güvenliğe etkisini gösteriyor. Doğrudan bir Türk çıkarı olmamakla birlikte, Haiti'deki çete şiddeti ve insani kriz, küresel göç hareketlerine katkıda bulunabilir. Ayrıca, BM çatısı altında çok uluslu güç konuşlandırılması, uluslararası barış ve güvenlik operasyonlarına katılım modeli açısından Türkiye'nin dış politikası için bir referans olabilir. Türkiye, benzer kriz bölgelerindeki deneyimlerini (örneğin Somali'deki insani yardım ve güvenlik işbirliği) bu tür misyonlara uyarlayabilir.