Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda (BMGK) bu yıl tansiyon yüksek. ABD Başkanı Donald Trump, 'Amerika Birinci' politikasını ve İran'a karşı yürütülen savaşı savunurken, orta ölçekli güçler daha fazla işbirliği ve çok taraflılık çağrısı yapıyor. New York'taki BM merkezinde düzenlenen 80. Genel Kurul toplantılarında, dünya liderleri bir yandan küresel krizlere çözüm ararken, bir yandan da ABD'nin tek taraflı eylemlerine tepkilerini dile getiriyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu orta güçler, diplomasinin güçlendirilmesi ve uluslararası hukukun üstünlüğü vurgusu yapıyor.
Trump'ın BM kürsüsünden mesajları: 'Amerika Birinci' ve İran vurgusu
ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında öncelikli olarak 'Amerika Birinci' politikasının altını çizdi. Trump, ABD'nin uluslararası alanda attığı adımların egemenlik ve güvenlik temelli olduğunu belirterek, İran'a karşı yürütülen askeri operasyonları savundu. Konuşmasında İran'ı bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olarak gösteren Trump, Tahran yönetiminin nükleer programı ve balistik füze denemelerinin tehdit oluşturduğunu yineledi. ABD lideri, müttefiklerinden de bu mücadelede daha fazla sorumluluk almalarını istedi.
Trump'ın konuşması, geçmiş yıllarda olduğu gibi uluslararası işbirliği yerine ikili anlaşmalar ve güç dengesi üzerine kurulu bir yaklaşımı yansıtıyordu. ABD'nin BM'ye olan mali katkılarını sorgulayan Trump, örgütün reforme edilmesi gerektiğini savundu. Bu söylem, özellikle Avrupa ve Asya'daki müttefikler arasında endişeyle karşılandı.
Orta güçlerden çok taraflılık ve işbirliği çağrısı
BM Genel Kurulu'nda söz alan orta ölçekli güçlerin liderleri, artan jeopolitik gerilimler karşısında daha fazla diyalog ve işbirliği çağrısı yaptı. Türkiye, Endonezya, Güney Afrika, Brezilya gibi ülkelerin temsilcileri, küresel sorunların tek başına çözülemeyeceğini vurgulayarak çok taraflılığın önemine dikkat çekti. Bu ülkeler, pandemi sonrası ekonomik toparlanma, iklim değişikliği ve bölgesel çatışmalar gibi konularda ortak hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi, konuşmasında Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz'deki krizlere değinerek, uluslararası toplumun ortak akıl ile hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, mülteci krizi ve insani yardımlar konusunda adil bir yük paylaşımı çağrısı yapıldı. Orta güçler, BM Güvenlik Konseyi'nin yapısının güncellenmesi ve daha kapsayıcı bir yönetim modeli oluşturulması gerektiğini savunuyor.
İran'ın nükleer anlaşması (JCPOA) sonrası belirsizlik devam ederken, Avrupa Birliği ve diğer aktörler diplomatik çözüm arayışlarını sürdürüyor. Ancak ABD'nin askeri müdahale seçeneğini masada tutması, bölgede tansiyonu yükseltiyor. Orta güçler, İran ile diyalog kanallarının açık tutulması ve yaptırımların hafifletilmesi yoluyla krizin çözülebileceğini düşünüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yeni bir güç dengesi mi doğuyor?
BM Genel Kurulu'ndaki bu yılki toplantılar, küresel yönetişimde yaşanan dönüşümün bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD'nin 'Amerika Birinci' politikası, diğer ülkeleri kendi güvenlik ve ekonomi stratejilerini gözden geçirmeye itiyor. Çin ve Rusya gibi revizyonist güçler, Batı ile rekabet ederken, orta güçler denge unsuru olma yolunda ilerliyor. Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla hem Batı hem Doğu ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor.
İran'a karşı olası bir askeri müdahale, Ortadoğu'da yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratabilir. Bu durum, enerji fiyatlarını ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Orta güçlerin işbirliği çağrıları, bu tür riskleri azaltmayı hedefliyor. Ayrıca, BM'nin etkinliği sorgulanırken, bölgesel örgütlerin (NATO, AB, ŞİÖ) rolü artıyor.
Önümüzdeki dönemde, ABD ile orta güçler arasındaki ilişkilerin nasıl şekilleneceği merak konusu. Trump yönetiminin BM'den çekilme veya finansmanı kesme tehditleri, örgütün geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. Ancak orta güçler, çok taraflı sistemin korunması için kararlılık mesajı veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Kurulu'ndaki gelişmeler, Türk dış politikası açısından kritik önem taşıyor. ABD'nin İran'a yönelik sert tutumu, Türkiye'nin komşusu İran ile ekonomik ve güvenlik ilişkilerini zorlaştırabilir. Türkiye, İran ile ticaretini sürdürürken, ABD yaptırımlarına maruz kalma riskiyle karşı karşıya. Ayrıca, orta güçler arasında yer alan Türkiye, çok taraflılık çağrılarıyla BM'de aktif rol alarak etkinliğini artırmayı hedefliyor. Suriye ve Doğu Akdeniz'deki çıkarları için uluslararası işbirliği elzem. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler kurarak stratejik özerkliğini korumaya çalışıyor.