Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu yıl tanıdık küresel krizler, yeni patlak veren çatışmalar ve yapay zekanın getirdiği tehditlerle boğuşurken, bir yandan da iki dönemdir genel sekreterlik yapan António Guterres'in yerine yeni bir lider arayışında. 193 üye ülkenin temsilcileri, New York'taki BM merkezinde bir araya gelerek dünya gündemindeki acil sorunları tartışacak. Guterres'in görev süresinin sona ermesi, örgütün geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Guterres Dönemi Sonrası Belirsizlik
Portekizli diplomat António Guterres, 2017'den bu yana BM Genel Sekreteri olarak görev yapıyor. İkinci beş yıllık dönemi 2026 sonunda dolacak. Guterres, görev süresi boyunca iklim değişikliği, pandemi, Ukrayna savaşı ve Gazze krizi gibi pek çok küresel sorunla mücadele etti. Ancak özellikle Güvenlik Konseyi'ndeki daimi üyelerin veto yetkisi nedeniyle etkisiz kaldığı eleştirileriyle karşılaştı. Şimdi gözler, BM'nin onuncu genel sekreterinin kim olacağına çevrilmiş durumda. Geleneksel olarak genel sekreterlik görevi bölgesel rotasyona tabi; bu kez sıranın Doğu Avrupa'da olduğu belirtiliyor. Ancak kadın bir genel sekreter seçilmesi yönünde güçlü bir kamuoyu baskısı da var. Olası adaylar arasında Şili'nin eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet, Barbados Başbakanı Mia Mottley ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi gibi isimler geçiyor. Seçim süreci, Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) onayını gerektiriyor. Bu da jeopolitik dengelerin seçim üzerinde belirleyici olacağını gösteriyor.
Genel Kurul toplantılarının ana gündem maddeleri arasında Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerilim, Sudan'daki iç savaş, Myanmar'daki insani kriz ve Haiti'deki istikrarsızlık yer alıyor. Ayrıca Kuzey Kore'nin nükleer programı, İran'ın bölgesel faaliyetleri ve Sahel bölgesindeki güvenlik sorunları da masada olacak. BM yetkilileri, bu yılki toplantıların geçmiş yıllara göre daha yoğun bir diplomasi trafiğine sahne olacağını belirtiyor.
Yapay Zeka: Yeni Tehdit ve Fırsat
Bu yılki Genel Kurul'un en dikkat çekici başlıklarından biri de yapay zeka. Guterres, yapay zekanın küresel yönetişimi için acil bir uluslararası çerçeve çağrısında bulundu. Özellikle otonom silah sistemleri, dezenformasyon ve yapay zekanın işgücü piyasaları üzerindeki etkileri endişe kaynağı. BM, geçtiğimiz yıl yapay zeka üzerine bir danışma kurulu oluşturmuştu. Bu kurulun hazırladığı rapor, üye ülkelerin yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanımı konusunda ortak ilkeler belirlemesi gerektiğini vurguluyor. Ancak ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti, bu konuda uluslararası işbirliğini zorlaştırıyor. Genel Kurul'da yapay zeka konusunda bağlayıcı olmayan bir karar tasarısının kabul edilmesi bekleniyor.
Öte yandan, BM'nin finansal durumu da endişe verici. ABD başta olmak üzere bazı ülkelerin aidatlarını geciktirmesi nedeniyle örgüt ciddi bir bütçe kriziyle karşı karşıya. Bu durum, barışı koruma operasyonlarından insani yardım programlarına kadar pek çok alanda aksaklıklara yol açıyor. Genel Sekreter Guterres, üye ülkelere finansal taahhütlerini yerine getirme çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Kurulu'ndaki bu gelişmeler, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi stratejisi açısından önemli fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, son yıllarda BM çatısı altında daha aktif bir rol üstlenme çabasında. Özellikle tahıl koridoru anlaşması ve Rusya-Ukrayna arabuluculuğu, Ankara'nın BM ile işbirliğini güçlendirdi. Yeni genel sekreter seçiminde Türkiye'nin tavrı, Batı ve Rusya arasındaki dengede belirleyici olabilir. Ayrıca yapay zeka yönetişimi konusunda atılacak adımlar, Türkiye'nin teknoloji politikalarını ve uluslararası işbirliklerini etkileyecek. BM'nin finansal krizi ise Türkiye'nin insani yardım ve barışı koruma misyonlarına katılımını dolaylı olarak etkileyebilir.