Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki bağımsız bir komisyon, İsrail'in Gazze Şeridi'nde geçtiğimiz Ekim ayında ilan edilen ateşkese rağmen soykırım eylemlerine devam ettiğini iddia etti. Komisyonun hazırladığı rapor, ateşkesin sahadaki gerçekliği yansıtmadığını ve İsrail'in uluslararası hukuk ihlallerini sürdürdüğünü öne sürüyor. BM yetkilileri, raporun bulgularının uluslararası toplum tarafından ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. İsrail hükümeti ise suçlamaları reddediyor ve raporu siyasi motivasyonlu olmakla eleştiriyor.
Raporun arka planı ve iddialar
BM komisyonu, Ekim 2023'te varılan ateşkes anlaşmasının ardından bölgede gözlem yapmaya devam etti. Rapora göre, ateşkese rağmen İsrail güçleri sivillere yönelik saldırılarını sürdürdü, altyapıyı tahrip etti ve insani yardımların ulaşmasını engelledi. Komisyon, bu eylemlerin sistematik ve kasıtlı olduğunu, soykırım suçunun unsurlarını oluşturduğunu belirtiyor. Raporda, özellikle Gazze'nin kuzeyinde ve Refah bölgesinde yaşananların altı çiziliyor. Komisyon üyeleri, görgü tanıklarının ifadelerine ve uydu görüntülerine dayanarak hazırladıkları raporu BM Genel Sekreterliği'ne sundu.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, raporu "temelsiz ve taraflı" olarak nitelendirdi. Bakanlık sözcüsü, İsrail'in Gazze'de kendini savunma hakkını kullandığını ve sivil kayıpları önlemek için büyük çaba sarf ettiğini söyledi. Ancak BM komisyonu, İsrail'in savunma argümanlarını ikna edici bulmuyor. Rapor, İsrail'in eylemlerinin "orantılılık" ilkesini ihlal ettiğini ve sivil halka yönelik kasıtlı saldırıların soykırım niyetini gösterdiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Raporun yayımlanması, uluslararası alanda yeni bir diplomatik gerilime yol açabilir. BM Güvenlik Konseyi'nde şimdiye kadar ateşkesi güçlendirmek için alınan kararlar etkisiz kalmıştı. Rapor, özellikle insan hakları örgütleri ve uluslararası kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor. Bazı ülkeler, raporun ardından İsrail'e yönelik yaptırımları yeniden gündeme getirebilir. Ancak ABD'nin tutumu belirleyici olacak; Washington yönetimi henüz rapora ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. BM İnsan Hakları Konseyi'nin önümüzdeki oturumunda konunun ele alınması bekleniyor. Rapor ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soruşturmasına da delil teşkil edebilir. BM komisyonu, tüm ülkeleri raporun bulgularını dikkate almaya ve uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.
Gazze'deki insani durum, ateşkese rağmen hâlâ kritik. BM ajansları, bölgeye yeterli yardım ulaştırılamadığını ve halkın temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını bildiriyor. Rapor, İsrail'in yardım koridorlarını kısıtladığını ve bu durumun "kolektif cezalandırma" anlamına geldiğini belirtiyor. Komisyon, ateşkesin gerçek anlamda uygulanması için bağımsız bir izleme mekanizması kurulmasını öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı en sesli tepki veren ülkelerden biri olarak, BM raporunu dikkatle takip ediyor. Rapor, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini uluslararası platformda güçlendirebilir. Ankara, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM çatısı altında soykırım iddialarının soruşturulması için girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, raporun ABD ve AB üzerindeki baskıyı artırarak ateşkesin kalıcı hale gelmesine katkı sağlaması muhtemel. Türkiye'nin bölgedeki insani yardım çabaları ve diplomatik girişimleri, raporun ortaya koyduğu ihlallerin durdurulması için önemli bir zemin oluşturuyor. Ancak raporun somut bir yaptırım kararına dönüşmesi, BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto dengeleri nedeniyle zor görünüyor.