Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, çocuk, erken ve zorla evliliklerle mücadele kapsamında 27 Kasım'ı "Çocuk, Erken ve Zorla Evliliklerin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Günü" ilan eden kararı kabul etti. Hindistan'ın ortak sponsorluğunu üstlendiği karar, çocukların ve kız çocuklarının haklarını korumayı ve bu uygulamayı sona erdirmeyi amaçlayan küresel bir adım olarak öne çıkıyor. Karar, BM Genel Kurulu'nda geniş bir destekle kabul edildi ve uluslararası toplumun çocuk evliliklerine karşı ortak iradesini yansıtıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hindistan'ın ortak sponsorluğu, ülkenin çocuk evliliğiyle mücadeledeki kararlılığını gösteriyor. Hindistan, 2006 yılında yürürlüğe giren Çocuk Evliliğinin Önlenmesi Yasası ile 18 yaş altı evlilikleri yasaklamış durumda. Ancak ülke genelinde, özellikle kırsal bölgelerde, çocuk evliliği hâlâ yaygın bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Hindistan hükümeti, son yıllarda kız çocuklarının eğitimine erişimini artırarak ve farkındalık kampanyaları düzenleyerek bu sorunla mücadele ediyor. BM kararına ortak sponsor olmak, Hindistan'ın uluslararası alanda bu konudaki liderliğini pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor.
BM verilerine göre, dünya genelinde 650 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu 18 yaşından önce evlendirilmiş durumda. Her yıl yaklaşık 12 milyon kız çocuğu 18 yaşına gelmeden evlendiriliyor. Çocuk evlilikleri, kız çocuklarının eğitim hayatını yarıda bırakmasına, erken yaşta gebelik riskiyle karşılaşmasına ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmasına engel oluyor. Ayrıca bu uygulama, yoksulluk döngüsünü besleyerek toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor.
Birleşmiş Milletler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin 5. maddesi kapsamında 2030 yılına kadar çocuk evliliklerini tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ancak mevcut eğilimler, bu hedefe ulaşmanın zor olduğunu gösteriyor. COVID-19 salgını, yoksulluğu artırarak ve eğitime erişimi kısıtlayarak çocuk evliliği riskini daha da yükseltti. BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), salgın nedeniyle 10 milyon ek kız çocuğunun çocuk evliliği riskiyle karşı karşıya olduğunu tahmin ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çocuk evliliği, yalnızca Hindistan'ın değil, Güney Asya, Sahra Altı Afrika ve Latin Amerika'nın da önemli bir sorunu. Güney Asya, dünyadaki çocuk gelinlerin yaklaşık yarısına ev sahipliği yapıyor. Bangladeş, dünyada çocuk evliliği oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Afrika'da ise Nijer, Çad ve Mali gibi ülkelerde çocuk evliliği yaygın. Bu ülkelerde yoksulluk, eğitim eksikliği ve geleneksel uygulamalar, sorunun temel nedenleri arasında yer alıyor.
BM kararı, bu ülkelerde farkındalık yaratmayı ve politika yapıcıları harekete geçirmeyi amaçlıyor. Uluslararası Gün, her yıl 27 Kasım'da çeşitli etkinliklerle anılacak ve çocuk evliliğiyle mücadeleye dikkat çekilecek. Karar, aynı zamanda hükümetlere, sivil toplum kuruluşlarına ve uluslararası kuruluşlara işbirliği çağrısı yapıyor. Eğitim, sağlık hizmetleri ve ekonomik fırsatların artırılması yoluyla çocuk evliliklerinin önlenebileceği vurgulanıyor.
Türkiye de çocuk evliliğiyle mücadelede önemli adımlar atmış bir ülke. Türk Medeni Kanunu'na göre evlilik yaşı 17, ancak olağanüstü durumlarda 16'ya kadar düşebiliyor. Türkiye, çocuk evliliklerini önlemek için çeşitli yasal ve idari düzenlemeler yapmış durumda. Ancak özellikle kırsal bölgelerde ve göçmen topluluklarda çocuk evliliği hâlâ görülebiliyor. BM kararı, Türkiye'nin de bu konudaki uluslararası çabalara katılması için bir fırsat sunuyor.
Uluslararası alanda çocuk evliliğiyle mücadele, insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından kritik bir öneme sahip. BM'nin bu kararı, küresel bir norm oluşturma ve ülkeleri sorumlu tutma açısından önemli bir adım. Ancak kararın bağlayıcılığı bulunmuyor; uygulama tamamen ülkelerin kendi iradesine bağlı. Bu nedenle, uluslararası toplumun sürekli takibi ve desteği gerekiyor.
Hindistan'ın ortak sponsorluğu, ülkenin uluslararası arenada artan etkinliğini de gösteriyor. Hindistan, son yıllarda BM barış gücü operasyonlarından iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar birçok küresel konuda aktif rol alıyor. Çocuk evliliğiyle mücadele, Hindistan'ın yumuşak güç politikasının bir parçası olarak görülebilir. Aynı zamanda, ülke içindeki sorunlara uluslararası düzeyde çözüm arayışı, Hindistan'ın kendi toplumsal kalkınmasına da katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'nin çocuk evliliğiyle mücadele kararı, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu. Türkiye, çocuk hakları ve kadın hakları alanında uluslararası sözleşmelere taraf bir ülke. Ancak son yıllarda İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı, Türkiye'nin bu alandaki taahhütleri konusunda uluslararası kamuoyunda soru işaretleri yaratmıştı. BM kararı, Türkiye'nin çocuk evliliğiyle mücadelede yeniden uluslararası işbirliğine açık olduğunu göstermesi için bir fırsat olabilir. Ayrıca, Suriyeli göçmenler arasında çocuk evliliği vakalarının artması, Türkiye'nin iç politikasında da önemli bir gündem maddesi. Karar, Türkiye'nin bu konudaki çabalarını uluslararası düzeyde destekleyebilir ve ülke içinde farkındalık yaratabilir.